29 Mayıs 2009 Cuma

BOĞAZİÇİ'NDE AKŞAM


*Bütün resimler Medium boyutundadır, lütfen resimlerin üzerine tıklayın.
Geçen yıl 31 Mayıs'ta kuzenimin Beykoz Belediyesi Kültür Merkezinde düğünü vardı.
Düğünün yapıldığı salon binanın en üst katındaydı.
Çıkışta fark ettik ki meğer üst katında muhteşem manzarası olan bir de teras varmış.
Yukarı çıktık, acele ile resim çektim "keşke daha önce fark edip, biraz da burada vakit geçirseydik" diye hayıflandım : (


Gece çekim yapmak biraz zor.
Gece modunu seçip, makineyi hiç kıpırdatmadan, hatta nefes almadan resmi çekmek gerekiyor.
Bu tür resimler için tripod almıştım ama düğüne giderken yanımda tripodla gidemezdim : )
Zaten böyle bir manzara ile karşılaşacağımı da bilmiyordum.
Bende sarsıntısız resim çekmek için terasın çevresini kaplayan demirlerden faydalandım.
Makineyi demirin üzerine yerleştirdim, otomatik çekim tuşuna basıp, makineyi sarsmadan resimleri çekebildim.
Sabit duran nesneler güzel çıktı ama hareket halinde ki gemiler biraz bulanık çıktı.


Bu arada bu resimlerin çekildiği gün evlenen kuzenim Murat ile eşi Hacer'in 2 gün sonra evlilik yıldönümleri.
Buradan tekrar kutluyorum ve daha nice yıllar diliyorum.








Yeni bir gezide görüşmek üzere!...

22 Mayıs 2009 Cuma

ÇATALCA

Baştan söyleyeyim, bu yazı ve resimlerin içinde Çatalca'nın şehir merkezinden, yerleşim yerlerinden hiç resim yok.
Bu gezi, şehir hayatından bıkıp, trafik-kalabalık ve kargaşadan uzak bir gün geçirmek istediğimiz bir gün gerçekleşti.
Geçen yıl Haziran ayında bir Pazar günü, evde sıkılıp "nereye gidelim?" planları yapıyorduk.
Canımız trafik ve kargaşanın olduğu şehir merkezlerine gitmek istemedi.
Trafiğin içine girmek, köprüyü geçmek istemediğimiz için Anadolu Yakasını da eledik.
Eşimden Çatalca önerisi gelince, hiç düşünmeden kabul ettik,
nasıl olsa arabayı da o kullanacaktı : )
Hemen evde bulunanlardan piknik malzemesi olabilecek şeyleri ve yiyecekleri hazırladım.
Yola çıktık, Çatalca'ya giderken Mahmutbey tarafından gittik.
Biraz gittikten sonra trafik iyice rahatladı.
Ormanlık alanların olduğu bölgelerde piknik yapanların dışında kimse yoktu.

Çatalca'nın şehir merkezine girdik.
Bir marketten alışveriş yapıp, tekrar yola koyulduk.
Şehir merkezinden ayrıldıktan sonra ortam yine ıssızlaşıyor.
Üst resimde görünen tepelere dikkat ettiyseniz üzerinde ki rüzgar türbinlerini görmüşsünüzdür.
Çatalca Rüzgar türbini sayısı açısından epey ilerlemiş.

Yolumuza devam ederken uzaktan asfaltta yatan yılanı fark ettik.
Canlı olduğunu düşünmüştük ama ne yazık ki yoldan geçen arabaların altında ezilmiş.

Epeyce gittikten sonra resimde ki ağaçlık bölgeyi gördük.
Sakin ve sessiz olduğunu görüp, burada konaklamaya ve bir şeyler yemeğe karar verdik.

Geçen yıl tam o günlerde ortalıkta keneden başka bir şey konuşulmuyordu.
Yere gazetemizi, onun üzerine örtümüzü serdik ama açıkçası kene korkusundan pek rahat oturamadık.

İşte tam bu ağacın altında, gölgede piknik yaptık.

Yemekten sonra ortamı tanımaya ve biraz yürümeye karar verdik.
Haziran ayının ilk günüydü ve çiçekler, böcekler havanın güzelliğinden sonuna kadar faydalanıyordu.





İşte beni çok en çok şaşırtan görüntü.
Çok muntazam olarak bir kenara yığılmış toprak öbekleri gördük.
Kızımla, ben "bu ne olabilir?" diye düşünürken eşim köstebeklerin buralarda olduğunu bu öbekleri de onların yapmış olabileceğini söyledi.
Bu kadar muntazam olarak yığılması çok ilginçti.

Ve Türk milletinin vazgeçilmez özelliği orada da önümüze çıktı.
Pikniği yap, pisliğini ve çöpünü arkanda bırak.
Aaah ah bizler ne zaman bu huyumuzdan vazgeçeceğiz acaba?
Ne olur giderken çöpünüzü arabanıza alıp, yolda gördüğünüz bir çöp konteynırına bıraksanız?


Çatalca'da uçsuz bucaksız çok büyük araziler var.
Çoğunda tarım yapılıyor.
Pazarda tezgahlarda gördüğümüz, satıcıların "bunlar Çatalca'nın malı abla" dedikleri sebzeler buralardan geliyormuş.


Üst resimde uzaktan görünen köyün ismi "Kabakça"
İnsan İstanbul sınırları içinde olduğuna inanamıyor.
Tertemiz hava, yemyeşil çevre, sessiz ortam bize en fazla 100 kilometre ötede duruyor.
Bizim gittiğimiz gün Kabakça Köyü İlköğretim okulunun kermesi vardı.

Kabakça köyünden ayrılıp, Kurfallı'ya geçtik.
Oradan da Silivri'ye geçtik.

Son resimlerimiz ortamın ve yolların ıssızlığını görmeniz için bu yazıya eklendi.

Hafta sonu kargaşadan uzak, doğada bir gün geçirmek istiyorsanız birazda buraları tercih edin.
İnanın pişman olmayacaksınız.
Piknik malzemeleri ile uğraşamam, yemekle uğraşamam diyorsanız onun da çözümü var.
Yol kenarlarında et lokantaları var, onlardan birinde güzel bir yemek yiyebilirsiniz.

Üstte ki resim Büyükçekmece'de ki televizyon kulesi.
Dönüş yolunda Silivri'den başlayarak Kumburgaz-Büyükçekmece-Avcılar yolunu takip ederek evimize döndük.

Bu yılda Haziran ayı yaklaştıkça "yine bir Çatalca gezisi yapalım mı?" diye düşünüyoruz.

Görüşmek üzere!....

18 Mayıs 2009 Pazartesi

BUGÜN MÜZELER ÜCRETSİZ!


Müzeler Haftasının ilk günü olan 18 Mayıs'ta tüm müzeler ücretsiz!
Vaktiniz varsa sakın bu fırsatı kaçırmayın.
Geçen yıl 18 Mayıs Pazar gününe denk gelmişti, kızımla birlikte en sevdiğimiz müze olan Topkapı Sarayı'na gitmiştik.
Bu yazıda gördüğünüz resimler o gün çekildi.
O gün yaşadıklarımızdan bahsedecek olursam;
Hava güzel,
Günlerden pazar,
Müze ücretsiz,
Sonuç; İzdiham!
Hiç ummadığım kadar çok ziyaretçi vardı ve turnikelerde sıkışıp kalmıştık.
Baktık içeride de kalabalık çok, bizde bu tür ücretsiz halk günlerine dahil olmayan Harem Dairesine bilet alarak geçmiştik.
Topkapı Sarayı'nın avlusunda ki o kargaşa ve curcunadan sonra Harem Dairesi bize çölde bulduğumuz vaha gibi gelmişti.
Sakin sakin Harem Dairesini gezmiştik.
Bu yıl 18 Mayıs Pazartesi gününe denk geldiği için o izdiham olmayacaktır, diye düşünüyorum.
Bu arada her ayın ilk salı günü Topkapı Sarayı'nda halk günüdür.
Uyarı;
Harem Dairesi'nin hassas yapısı bu tür izdihamları kaldıramadığı için ÜCRETLİDİR!
Mukaddes Emanetler, Hazine Dairesi, Kaftanların, El yazması Kuran'ların ve Tabloların bulunduğu bölümlerde resim çekmek yasaktır.
Resim çekmenin yasak olmadığı iç mekanlarda flaş kullanmak yasaktır.


MÜZELER HAFTASI;
18 Mayıs Pazartesi Dünya Müzeler Günü olarak kutlanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müzeler ve ören yerleri o gün ziyaretçilere kapısını ücretsiz açacak.
Müzeciliğin daha iyi anlaşılabilmesi ve geniş halk kitlelerine en iyi biçimde anlatılarak tanıtılması amacıyla UNESCO tarafından 18 Mayıs günü,
tüm dünyada "Müzeler Günü" olarak kutlanıyor.
Ülkemizde ise aynı amaçla her yılın 18-24 Mayıs tarihleri arasında tüm müze müdürlükleri "Müzeler Haftası" kapsamında çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor.
Hafta boyunca tüm müzelerde slayt gösterileri, sergiler, konferanslar, paneller ve rehberli geziler düzenlenecek.


Müzeler gece de açık;
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen"Müzeler Gecesi" etkinliği kapsamında 18 Mayıs 2009 akşamı, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi,
Antalya Müzesi,
İstanbul Arkeoloji Müzeleri,
Ayasofya Müzesi,
Türk ve İslam Eserleri Müzesi,
İzmir Arkeoloji Müzesi,
Efes Müzesi,
Konya Mevlâna Müzesi,
Çorum Müzesi,
Sinop Müzesi,
Muğla Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi ve
Topkapı Sarayı saat 23.30'a kadar açık tutulacak.
Ziyaretçiler etkinlikleri ücretsiz olarak takip edebilecek.


Dünya tarihine yön veren saray;
Topkapı Sarayı, yaklaşık 400 yıl boyunca dünya tarihine yön veren bir devletin üç kıtayı yönettiği mekân...
Saray, sergileneni ve sergilenmeyeni ile on binlerce belge ve paha biçilmez esere de ev sahipliği yapıyor.
Ülkemizin en fazla ziyaretçi alan müzesi Topkapı Sarayı, yılda iki milyondan fazla yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.
Yolu İstanbul'a düşen herkesin vazgeçilmez duraklarından biri olan sarayı gezmek için Dünya Müzeler Günü önemli bir fırsat.
Mukaddes Emanetler sarayın en çok ilgi gören bölümlerinden.
Ziyarete gitmeden önce Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı İlber Ortaylı'nın "Mekanlar ve Olaylarıyla Topkapı Sarayı" veya"Osmanlı Sarayında Hayat" kitaplarına göz atabilirsiniz.
Saray salı günleri ziyarete kapalı.
Bilgiler; Zaman Gazetesinin Cuma ekinden alınmıştır, konu hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayın.






Topkapı Sarayı'nı sık sık ziyaret ediyorum, bol bol resim çektim ama henüz yayınlamaya fırsat bulamadım.
Topkapı Sarayı ile ilgili ayrıntılı yazı ve resimleri daha sonra yayınlayacağım.
Görüşmek üzere! ......

15 Mayıs 2009 Cuma

EMİRGAN KORUSU-2009 (VİDEO)

2 Bölüm halinde yayınladığım Emirgan resimleri ile hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz.
Videoyu hazırlarken sık sık kullandığım sakin-sufi müzik yerine daha hareketli bir şarkı seçtim.
İyi eğlenceler, iyi seyirler !....

Dailymotion;


Emirgan Korusu 2009
Yükleyen muhteremlegeziye

7 Mayıs 2009 Perşembe

EMİRGAN KORUSU-2009 (2)

Emirgan gezimizin 2. bölümünde az laf, bol resim var.
Bir sonra ki bölümde ise 2009 yılına ait Emirgan resimleri ile hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz.







Üstte ki ağaç bembeyaz açmış olan çiçekleri ile en az laleler kadar ilgiyi hak diyordu.


Rengarenk Çuha çiçekleri ile bazı yol kenarları halı gibi kaplanmıştı.







muskari


muskari





çuha çiçekleri


çuha çiçekleri








hyacinth
Mis gibi kokuları ve göz alıcı renkleri ile sümbüller yine parktaki yerlerini almışlardı.

ters lale
Ters lale.





































Emirgan Korusu sanırım İstanbul'un en bakımlı parklarından birisi, çimlerinden, çiçeklerine, çevre düzenlemesine kadar hiç bir şey ihmal edilmiyor.
Çocuk parkları da yine çok güzel hazırlanmış.



Bu yıl parkın pek çok yerine heykeller yerleştirilmiş.
Onlardan birisi de Emirgan'ın simgelerinden birisi olan sincap şeklinde.




Parkın girişine yakın bir yerde satranç oyunu için bir yer hazırlanmış.
Satranç oynamak isteyenler satranç taşlarını güvenlikten alabiliyorlar.




Gezimiz bitince Boğaziçi'ni seyrederek aşağıya iniyoruz.


Son resimlerimiz geçen yıl ile bu yıl arasındaki farkları gösteriyor.
İnanılmaz ama geçen yıl ki Nisan ayında İstanbul daha sıcaktı, bütün ağaçlar erkenden yeşillenmiş ve çiçek açmıştı.
Üstte gördüğünüz resimde ki Erguvan ağacının resmi 15 Nisan 2009'da çekildi, henüz çiçeklerini açmamış ve yeşillenmemişti.
Aşağıda ki resim ise 16 Nisan 2008 tarihinde yani tam 1 yıl önce aynı günlerde çekildi.
Aynı ağaç, aynı tarihler ama sıcakların etkisi ile geçen yıl çok güzel çiçek açmıştı.




Sarı köşkün kenarında ki ağaçlar geçen yıl yemyeşil, bu yıl ise aynı tarihlerde dallarında yeşerme yoktu.


Bir sonra ki bölümümüz de yayınlayacağım videoyu izlemeyi unutmayın.
Görüşmek üzere!...