28 Ocak 2011 Cuma

ÜSKÜDAR MİHRİMAH SULTAN CAMİİ

Geçen yıl Mayıs ayında eşimle yaptığımız Üsküdar gezisi sırasında 2 camiyi ziyaret ettim.
Birisi Gülnuş Emetullah Valide Sultan Camii,
diğeride bugünkü yazı konumuz olan Mihrimah Sultan Camii.

Mihrimah Sultan Camii, Üsküdar İskelesinin karşısında olduğu için İskele Camii olarakta bilinir.
Günümüzde, işlek bir cadde ve tam önünde yer alan otobüs durakları yüzünden şehrin kargaşası arasında kalmıştır.
Yaz aylarının en sıcak ve kavurucu günlerinde bile avlusunun serinliği ve sakinliği tam bir vaha etkisi yapmaktadır.
NOT;
Üsküdar Müftülüğü 23 Ocak 2011 tarihinden itibaren Mihrimah Sultan Camii'nde, her Pazar öğle Namazında
"Kuran Ziyafeti" programını başlattı.

Önce Mihrimah Sultan hakkında kısa bir bilgi verelim;
Mihrimah Sultan, babası Kanuni Sultan Süleyman, annesi Hürrem Sultan olup, 1524 yılında doğduğu tahmin edilmektedir.
Ömrünü zafer meydanlarında geçiren Kanuni Sultan Süleyman'ın tek kızı olan Mihrimah Sultan'ın yetiştirilmesine büyük bir itina gösterilmişti.
Babası tarafından çok sevilen Sultan Hanım'ın evlenmesinde de çok dikkat edilmiş, Enderun'da yetişen zeki, kabiliyetli Diyarbekr Beylerbeyi Rüstem Paşa, eş olarak seçilmişti.
Düğünleri 11-26 Kasım 1539'da kardeşleri Bayezid ile Cihangir'in sünnet düğünleri ile birlikte yapıldı.
Bu evlilikten bir kız ile üç erkek çocuk sahibi olan Mihrimah Sultan, 1578'de vefat etti.
Süleymaniye'de ki türbesine defn edildi.
Dinine çok bağlılığı ile tanınan Mihrimah Sultan, Mimar Sinan'a kendi adı ile anılan iki cami yaptırdı.
Bunlardan biri Edirnekapı'da diğeri ise Üsküdar iskelesinin karşısında yer alan, halen ibadet edilen camilerdir.
Edirnekapı'da ki Mihrimah Camii yanında çeşme, hamam, medrese ile Üsküdar'da ki camii civarında çeşme ve misafirhane hayırsever Sultan'ın eserlerindendir.
Kocası Rüstem Paşa'nın servetini Hayır işlerine harcıyan Mihrimah Sultan, ayrıca Mekke'de Zübeyde kaynağı su yollarını da yaptırmıştır.
*Kaynak; Rehber Ansiklopedisi.


Üsküdar Mihrimah Sultan Camii hakkında bilgiler;
Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı ve Sadrazam Rüstem Paşa'nın karısı Mihrimah Sultan tarafından yaptırılmıştır. Mimar Sinan'ın eseridir. Üsküdar Meydanı'nda vapur iskelesi karşısında bir set üzerinde inşa edilen ve merdivenle çıkılmak suretiyle avlusuna girilen camiye, bulunduğu yer itibarı ile aynı zamanda İskele Camii veya Cami-i Kebir de denilmektedir. İskele karşısında 1547 tarihinde inşa edilen ve müştemilatı ile bir külliye teşkil eden cami, kübik sadeliği ve tenasübü ile dikkat çekmektedir.

Camii külliye halinde olup; camii, medrese, imaret, tabhane ve sıbyan mektebinden meydana gelir.
Bu geniş külliyeden günümüze cami, medrese ve sıbyan mektebi ulaşmıştır.
Sıyan mektebi bugün Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Çocuk Kütüphanesi olarak olarak kullanılmaktadır.
Medrese, Sağlık Merkezi olarak kullanıldığı için iç mimarisinde pek çok değişiklik yapılmıştır.
Hücrelerin bir tanesi dışında diğerleri asıl biçimlerini kaybetmişlerdir.

Mihrimah Sultan 1547'de bitirilen bu camiyi Mimar Sinan'a yaptırttı.
İnşaatın hangi tarihte başlanıldığı kesin olarak belli değildir.
Cami 27,30 m X 21,80 m.lik bir sahaya oturtulmuştur.
Yapının kanatları ve mihrab tarafı yarım kubbelerle beslenmiştir.
Çapı 11,40 m. ,merkezi 24, 20 m. yüksekliğinde olan ana kubbe, 4 kollu ayaklara binen sivri kemerlere oturur.
Kıble duvarının köşelerinde küçük kubbeler vardır.
Son cemaat yerinin iş revakı yüksek ve 5 kubbelidir.
Bunun denize bakan tarafında güzel bir şadırvan bulunmaktadır.
Mihrimah Sultan Camii'nin kuzey köşelerine konmuş tek şerefeli iki minaresi vardır.
Bunların her ikisinin kapısı son cemaat yerine açılır.

Külliyenin dahilinde daha sonra ilave edilmiş muvakkıthane yıktırılmıştır. Mekteb te yola gitmiştir. Caminin mezarlığında Ciğalazadeler ve Meşhur kaptanıderya vezir Sinan paşanın mezarları bulunmaktadır. Hazire giriş kapısı yanında duvarda monte edilmiş 1183 H (1769 M) tarihli Güneş saati Osmanlı ilim hayatı ve taşçılık sanatının iftihar belgesidir.

Hünkar ve müezzin mahfillerinin yer aldığı caminin mihrap ve minberi mermerden, kapı-pencere kanatları sedef, fildişi ve kemik kakmalı abanozdandır.
Vaaz kürsüsü de Türk kakmacılık sanatının güzel bir örneğidir. Kapının kanatlarına fildişi ile "Kelime-i Tevhid" işlenmiştir.




Caminin içinde resim çekerken cemaat rahatsız olmasın diye flaş kullanmadım fakat caminin pencere sayısının azlığı sebebi ile resimler biraz karanlık çıktı.




Evliya Çelebi cami hakkında şunları yazıyor: 
Mihrimah Sultan Cami İskele başındadır. Bu camii Sultan Süleyman H.954 M.1548 tarihinde yaptırıp sevabını kerimesi Sultan merhumenin ruhuna hediye etmiştir. Set üzerinde caminin avlusuna on bir basamaklı iki yönlü adi taş merdivenle çıkılır. Son cemaat yerinin önünde ikiyüzlü ve yirmi musluklu sam mermerden şadırvan vardır. Şadırvanın üst kısımları mermer şeklindedir. Şebeke göbeklerinde altışar şualı küçük yıldızlar görülür. Tatlı bir meyle kurulan bu mabede bir kartala benzetirsek bu şadırvan uçmaya hazırlanan bir kartalın başı gibidir. 
Beş ayrı üç de son cemaat yerinin ortaklaşa sütunları üstünde yükselen kurşun kaplı bir saçak şadırvanı örtmektedir. Şadırvanın mermer üstünde zambak kabartmalı bir kuşak dolaşmaktadır. Son cemaat yerinin rafını altı sütun üzerindeki beş kubbe örter. Ortadaki kubbe çarpı işareti şeklinde ve daha derincedir. 
Sütun başlıkları istalaktitli (damlalı)bu sütunların üslerindeki altı kemerde son cemaat yerinin kubbe duvarındaki istalaktitli başlıklı dört payende ile iki salkımlı küme başlıklara dayanır. 
Yüce sanatkâr Mimar Sinan bu mabetle yepyeni plan ortaya çıkıyor. Kıble duvarındaki sütun başlıklarında istalaktitleri derinleştirilerek yerler yapmıştır. Planın müstesnalığa son cemaat yerine intişar etmiyor mabedin kendi planı bir yonca yaprağı şeklindedir. Topkapı Sarayı’nda Sinan devrine ait olduğu iddia edilen bir planın Mihrimah Sultan’ın öldüğü biraz tadil ile tatbik edildiği anlaşılmaktadır. Caminin birer şerefeli iki minaresinin kapıları son cemaat yerine açılmaktadır. Solundaki minarenin kapısı içerisinde şimdiye kadar hiçbir yerde eşine rastlanmayan bir oymacılık ve kakmacılık şaheseri vardır. Bir taşa kabartma olarak Kelime-i Tevhit kazılmış. Diğer minaresinin kapısının üstüne bir madalyon üstüne sadece Kelime-i Tevhit kazılmıştır. 
Caminin iç kubbesi turamplarla genişletilmiş. Sinan’ın ilk defa lale motifi kullanılarak fil ayakları ile ana kubbeyi tutturmuştur.






Bu merdivenleri kullanarak üst kata çıktım, bir kaç kare resimde üst kattan çektim.













Birer şerefeli 2 minaresi bulunan caminin son cemaat yeri beş kubbelidir.

Camiin sağında ve solunda, kapıları son cemaat yerine açılan muntazam kesme taşla yapılmış tek şerefeli iki minaresi vardır.


İşte yazın en sıcak günlerde bile püfür püfür esen, serinliği ve sakinliği ile sizi şehir karmaşasından uzaklaştıran avlu.






Son cemaat yerinin önünde iki yüzlü ve yirmi musluklu som mermerden bir şadırvan vardır.
Şebekelerin göbeğinde altışar şualı küçük yıldızlar görülür.
Şadırvanın mermer şebekelerinin üstünde zambak kabartmalı bir kuşak dolaşmaktadır.











Mihrimah Sultan Camii'nden, Yeni Valide Camii'nin görünüşü.

Caminin tam önünde yer alan Sultan III. Ahmet Çeşmesi.

Bütün resimleri kullanarak, Kervansaray'ın müziği eşliğinde hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz.
İyi seyirler;



Üsküdar Mihrimah Sultan Camii
Yükleyen muhteremlegeziye. - Seyahat videolarıyla yeni yerleri keşfedin.