27 Aralık 2013 Cuma

FORUM İSTANBUL ALIŞVERİŞ MERKEZİ

Forum İstanbul Alış Veriş Merkezi, büyük bir alan içinde farklı yapı gruplarının oluşturduğu Bayrampaşa'da bulunan, büyük bir alışveriş merkezi.
Alışveriş merkezinde eğlence, teknoloji, yapı market, dekorasyon, giyim gibi farklı branşlarda ki pek çok mağazayı bir arada bulabilirsiniz.


23 Aralık 2013 Pazartesi

BELGRAD ORMANINDA PİKNİK

Piknik yapmayı sever misiniz?
Piknik alışkanlığınız sadece yaz aylarını ve gündüz saatlerini mi kapsıyor?
Soruları benim cevaplamam gerekirse, ben piknik yapmayı severim ama eşim pek uğraşmak istemez.
Piknik yapsak bile mutlaka sıcak havalarda ve gündüz saatlerinde yaparız.
Geçtiğimiz Kurban bayramının ertesi günü kız kardeşimden piknik teklifi geldi.
Piknik için Belgrad ormanında öğleden sonra buluşacaktık, akşam saatlerinde geri dönecektik.
Öğleden sonra buluştuk, mangal-gezi-çay-sohbet derken akşam 20.30'a kadar kaldık.
Daha önce hava kararınca bir piknik alanında ya da ormanda bulunmamıştım, bizim için güzel bir değişiklik oldu.

Yemek işlerine başlamadan önce çevrede çocuklarla beraber kısa bir yürüyüş yaptık.
Yürüyüşe çıktığımız zaman atların otladığı etrafı çitle çevrili büyük bir alan gördük.

Bir grup kadın da ormanda mantar toplamaya çıkmıştı.







Çiğdem Çiçeği 



Artık mangal için ateş yakmanın zamanı geldi. 





Piknik demek mangal demek ama ben çaysız bir piknik düşünemiyorum.
Semaverde demlenmiş mis gibi sıcacık bir çay, soğuk hava da çok iyi oluyor.


Kız kardeşim ve eşi hava güzel olduğu zaman sık sık piknik yaptıkları için kendilerine kamp sandalyeleri ve portatif piknik masası almışlar.
Gittikleri yerde piknik masası yoksa kendi ekipmanlarını kuruyorlar.




 Yeni bir gezi yazısında görüşmek üzere...

19 Aralık 2013 Perşembe

ÇAMLICA TEPESİ-2013

Muhterem'le Geziye
Çamlıca tepesi, özellikle lale zamanlarında sık sık resimlerini yayınladığım, çok severek gittiğim bir yer.
En son Kasım 2011'de gitmiştim, sonbaharla ilgili bir yazı dizisi yayınlamıştım.
Bakınız;
Çamlıca Tepesi-Sonbahar 1.bölüm

Çamlıca Tepesi-Sonbahar 2.bölüm

Bu sefer, Kurban bayramının son gününde ailece gittik ama o gün hava o kadar soğuk ve esintiliydi ki fazla duramadan dönmek zorunda kaldık.


7 Aralık 2013 Cumartesi

POYRAZKÖY

Muhterem'le Geziye
Kurban bayramında yaptığımız gezimizin 5. ve son durağı 3.köprünün inşaatı sebebi ile adından sıkça söz ettiren Poyrazköy oldu.


29 Kasım 2013 Cuma

ANADOLU FENERİ

Muhterem'le Geziye
Kurban bayramında yaptığımız gezimizin 4.durağı Anadolu Feneri oldu.
Yıllardır gitmeyi çok istediğim halde yolunun çok uzak olması sebebi ile hep ertelediğimiz fenere bayramda gitme fırsatını yakalamış oldum.
Fakat bayramın 1.günü gittiğimiz için fener kapalıydı ne yazık ki kapısından döndük.
Bizde köyün içinde ve civarında dolaşarak feneri uzaktan da olsa görüp, bol bol resim çektik.

25 Kasım 2013 Pazartesi

HAZRETİ YUŞA TEPESİ VE TÜRBESİ-VİDEO

Muhterem'le Geziye

Hazreti Yuşa Aleyhisselam'ın kabrinin bulunduğu Hz.Yuşa Tepesi ve türbesi ile ilgili hazırladığım yazı dizisinin sonuna geldik.
Bu bölümde, 2 bölüm boyunca yayınladığım resimler ve Yolcular grubunun seslendirdiği "Ay Doğdu Üzerimize" ilahisi eşliğinde hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz.
"İyi seyirler"




19 Kasım 2013 Salı

HAZRETİ YUŞA TÜRBESİ

Muhterem'le Geziye
Bir önce ki bölümde yayınlamaya başladığım Hazreti Yuşa Tepesine ait yazı dizisine, Hazreti Yuşa A.S'mın kabrinin bulunduğu bölüm ile devam ediyorum.
Bu bölümde türbe ve civarından, camii ve kubbeli çeşmenin olduğu bölümlerden resimler yayınlayacağım.
Bir sonra ki bölümde ise hazırladığım ilahili videoyu izleyebilirsiniz.

16 Kasım 2013 Cumartesi

HAZRETİ YUŞA TEPESİ

Muhterem'le Geziye
Bayram gezimizin 3. durağı Hz.Yuşa Tepesi oldu.
Hz.Yuşa tepesinde, çevre, türbe, camii, manzara derken çok sayıda resim çekmişim.
Bu yüzden çektiğim resimleri 2 bölüm halinde yayınlayacağım.
1.bölümde Yuşa Tepesine ulaşım yollarını, türbenin civarında ki alış veriş yerlerini ve muhteşem manzarasını görebilirsiniz.
2.bölümde ise Hz.Yuşa A.S'nın kabrini, caminin çevresini ve kubbeli çeşmeyi görebilirsiniz.

11 Kasım 2013 Pazartesi

MİHRABAT KORUSU

Bayramın 1.günü yaptığımız İstanbul turunun 2. durağı Mihrabat Korusu oldu.
Muhteşem manzarasının methini sürekli duyduğum ama gitmeye fırsat bulamadığım korunun manzarası gerçekten çok güzeldi.
O günün tek olumsuz yanı Boğaziçi'nde sisli bir hava olması, o saatlerde mecburen güneşe doğru resim çekmek zorunda kaldığım için resimlerin flu çıkmasıydı.

Mihrabat korusunun girişinde otopark mevcut, fakat ücretlendirme bahşiş usulü yapılıyor.
Arabanıza yer gösteren, kapınızı açan görevlilere gönlünüzden ne koparsa onu veriyorsunuz.

Otoparkın içinden yukarıya doğru giden merdivenler var.
Resimde görünen ahşap bina Mescid, ben o gün fazla vaktim olmadığı için gidemedim ama üst tarafında çocuk oyun alanları ve küçük bir amfi tiyatro var.

Mihrabat Korusuna Nasıl Gidilir?
Mihrabat Korusu İstanbul merkeze (Topkapı) yaklaşık 25,0 km uzaklıktadır.
Avrupa yakasından gelindiğinde, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü geçtikten sonra O2 (E80) karayolu üzerindeki ilk ayrım olan Kavacık sapağından Kanlıca-Tekke mevkiine doğru yönlendirme tabelalarıyla, Mihrabat caddesi üzerinden 2.4 km sonra ulaşım mümkündür. Mihrabat caddesi üzerinde sahaya 3 giriş bulunmakta olup, bu cadde üstündeki en yakın İETT durağı ilk girişten 200 m sonra Tekke Cami Durağı’dır.
Anadolu yakasından gelenler için, O2 (E80) karayolu üzerindeki, köprüden önceki son ayrımdan Kavacık yoluna girildiğinde her kavşakta mevcut tabelalar takip edilerek ulaşım sağlanabilmektedir.
Beykoz-Üsküdar sahil yolu üzerindeki Kanlıca Körfez caddesinden de sahaya bir giriş bulunmaktadır.
Bu cadde üzerinde bulunan İETT Körfez Durağı, giriş kapısına 150 m mesafededir.

İETT'nin Körfez durağında indikten sonra dik bir yokuşu çıkarak koruya ulaşabilirsiniz.
Otobüsle gelecek olanlar için İETT'nin Anadolu yakasında Körfez durağından geçen otobüsleri;

Hat No             Hattın Adı

11H     ORTAÇEŞME - ÜMRANİYE
121A   BEYKOZ - MECİDİYEKÖY
15        BEYKOZ - ÜSKÜDAR
15A     ANADOLUKAVAĞI - KAVACIK
15F      BEYKOZ - KADIKÖY
15P      SOĞUKSU MAHALLESİ - ÜSKÜDAR
15T      TOKATKÖY - ÜSKÜDAR

Mihrabat Korusu Hakkında Kısa Bir Bilgi;
İstanbul İli’nin Anadolu Yakası’ndaki Beykoz İlçesi sınırları içerisinde, Kanlıca-Tekke Mevkii’nde yer alan Mihrabat Tabiat Parkı İstanbul boğazının doğu kıyısında yer almaktadır.
Beykoz-Üsküdar sahil yolunun Kanlıca Koyu (Körfezi) kesiminde Kanlıca Körfezi’nin hemen üstünde konumlanmaktadır.
Diğer bir tabirle; Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile Avrupa’dan Asya yakasına geçildiğinde solda görülen ilk ormanlık alandır.
Tabiat parkının bulunduğu Beykoz; İstanbul’un Anadolu yakasında, doğusunda Şile, batısında İstanbul Boğazı, kuzeyinde Karadeniz, güneyinde Üsküdar ve Kartal ilçeleri bulunan bir ilçemizdir. 
Beykoz Boğaziçi’nin bir zamanlar uzak sayılan, zamanımızda ise diğer boğaz semtlerine oranla daha kırsal bir görünümü olan; merkeziyle olduğu kadar çevre köyleri, koruları, ormanları ve tarihi yalılarıyla ünlü bir yerleşmedir.

Beykoz ve yakın çevresinde Akdeniz iklimi ile Karadeniz ikliminin karışımı olan “Geçiş Tipi İklim” etkilidir. 
Yazlar Akdeniz kadar sıcak olmamakla birlikte Karadeniz kadar yağışlı değildir. 
Kıyı kesimi (boğaz içi alanı) denizlerle çevrili olduğu için deniz iklimi özelliklerini gösterir. 
Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık, sisli ve karla karışık yağmur ve kar yağışlıdır. Ancak kar yağışı etkili ve sürekli olmaz. 
En sıcak aylar Temmuz-Ağustos, en soğuk aylar ise Ocak-Şubat aylarıdır.

Yapılan gözlem ve araştırmalara göre; genel vejetasyon örtüsü yaşlı yapraklı orman niteliğindedir, alandaki ağaç, ağaççık ve çalı formasyonunda ki bitkiler şunlardır:
Ihlamur (Tilia argentea), Doğu çınarı (Platanus orientalis), Gürgen (Carpinus betulus), Kestane (Castanea sativa), Katalpa (Catalpa), Erguvan (Cercis siliquastrum), Çitlembik (Celtis australis), Kermes meşesi ve diğer bazı meşe türleri (Quercus coccifera, Quercus spp.), Çınar yapraklı Akçaağaç (Acer platonodies), Fıstık Çamı (Pinus pinea), Sedir (Cedrus libani), Doğu servisi (Cupressus sempervirens), Andız Ağacı (Juniperus drupacea), Akçakesme (Phlyra latifolia), Oya ağacı (Lagerstroemia indica), Kocayemiş (Arbutus unedo), Defne (Daphne spp.), Ilgın (Tamarix spp.), Katır tırnağı (Spartium junceun), Süpürge çalısı (Erica arborea), Böğürtlen (Rubus spp).

Mihrabat Korusunda neler görülebilir;
Mihrabat Tabiat Parkının Osmanlı İmparatorluğu döneminde de önemli bir piknik alanı olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. 
Osmanlı İmparatorluğu’nun son padişahlarından 1.Mahmut tarafından kurulan ve dönem padişahlarının da sıklıkla gittiği yerlerden olan, o zaman ki adıyla Mihrabat Korusu, günümüzde de İstanbul’un en gözde mesire yerlerinden biridir. 

Kanlıca Körfezi’nde sahil yolunun hemen yanından başlayıp sırtlara kadar uzanan ve İstanbul Boğazı'na hâkim bir tepe üzerinde bulunan Mihrabat Tabiat Parkı ihtişamlı Fıstık Çam’ları, Erguvan’ları, Çınar’ları ve Servi’leriyle, iki yakayı kucaklayan boğaz manzarası ve kentin olumsuz etkilerinden izole mekânlarıyla kendine özgü bir güzelliğe sahiptir. 
Tüm dünyanın ilgisini çeken Boğaziçi’nin tamamlayıcı parçalarından biri olup hızlı kentleşme sürecinde doğal yapısı en az tahrip olmuş alanlar arasındadır. 
Günümüzde mevcut tesislerle işletmeye açık olan tabiat parkı çeşitli organizasyonlara, hususi konserlere, dernek vakıf ve diğer sivil toplum örgütlerinin toplantılarına, ayrıca İstanbul'a gelen seçkin yabancı konuklara ev sahipliği yapmaktadır. 
Kaynak değerleri açısından İstanbul'daki diğer mesire yerlerinden belirgin bir şekilde ayrılan Mihrabat Tabiat Parkı, özellikle toplu organizasyonlara yönelik yoğun ilgi ve talep görmektedir.

Ulaşım:
Mihrabad Mesire Yerine sahilden (Kanlıca yönü) girilebildiği gibi, TEM bağlantı yolu Kavacık Tekke mevkiinden de ulaşılabilir.
İletişim:
Tel: 0216 425 86 16 (pbx)
Faks: 0216 322 36 48 
Mail:info@mihrabatkorusu.com.tr


Korunun güzel manzarasını bol bol seyredebileceğiniz pek çok seyir terası var, fakat ağaç dallarından manzara çok net görünmüyor.






Panoramik resimleri üzerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

Mihrabat Korusu'nun ismi, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılarak III. Ahmet'e armağan edilen Mihrabat Kasrı'nın adından geldiği iddia edilir. 
Ne yazık ki Mihrabat Kasrı yeniçeri isyanıyla bir hafta içinde yakılıp yıkılarak yok olmuştur. 
Mihrabat Korusu görkemli tarihine rağmen giderek küçülmüştür. 
Yahya Kemal'in gözlerden uzak saatler geçirmek için tercih ettiği Mihrabat Korusu, çeşitli yazar ve şairlere güzel manzarasıyla ilham kaynağı olmuştur.

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmediğim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer 
Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
Yahya Kemal Beyatlı

***********************  

Şu anda İstanbul'da olmak isterdim. 
Mihrabat Korusu'nun dar yollarında seninle
Yan yana, yana yana yürümek...
Bir de martıların kanatlarından seyretmek İstanbul'u.

Özdemir Asaf 

Kaynak












Panoramik resimleri üzerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.



Mihrabat Korusu, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerini peş peşe görebileceğiniz yegâne yerlerden birisi.





Bir sonra ki yazı konumuz gezimizin 3. durağı olan Hz. Yuşa Tepesi üzerine olacak.