25 Ocak 2015 Pazar

POLONEZKÖY

Riva gezimizi dönüşte Polonezköy'e uğrayarak bitirdik.
Yıllardır hep Polonezköy'e gitmek istemiştim ama bir türlü fırsat bulamamıştık.
Bu kadar yakınına gelince uğramadan dönmeyelim dedik.
Biz sonbaharda gittik, çok kalabalık değildi fakat günün büyük bölümünü Riva'da geçirdiğimiz için çok fazla vaktimiz yoktu.
Çok ayrıntılı dolaşamadık, bir aktivite de bulunamadık.
İnşallah bir de yaz aylarında görmek kısmet olur, o zaman daha bol ve güzel resimler çekebilirim.

Solda ki yol Bozhane-Öğümce, sağda ki yol Polonezköy'e gidiyor.

Polonezköy'e giderken yol güzergahında hayvan rehabilitasyon merkezi varmış.
Yollar da inanılmaz yoğunlukta köpekle karşılaştık.
Hiç abartısız yüze yakın köpek gördük.
Hepsi yollarda kendi halinde dolaşıyordu.
Bazı yerlerde barakalar vardı, koloni halinde o barakaların civarında dolaşıyorlardı.








Yollar çok güzeldi, özellikle ağaçlarla çevrili yollar da yolculuk yapmak çok güzel oluyor.

Yol güzergahında "sülün üretim istasyonu" gibi pek çok hayvanı koruma altına alan yerler var.

adampol
Sonunda Polonezköy'e ulaşıyoruz.
Polonezköy'ün ilk isminin "Adampol" olduğunu biliyor muydunuz?
Bu güzel ve şirin köy hakkında kapsamlı bilgi almak için bakınız;
Polonezköy Gezi ve Kültür Rehberi

POLONEZKÖY HAKKINDA KISA BİR BİLGİ;
Polonezköy, İstanbul'un Beykoz ilçesinde yer alan, eski adı Adampol olan, ünlü bir Polak köyüdür.
Karadeniz sahilinden 20 km; İstanbul'un Boğaziçi kıyılarından ise 15 km uzaklıktadır.

Tarihi;
Polonezköy 1830 Polonya Ayaklanması sırasında hükümet başkanı, daha sonra da Polonyalı sürgünlerin siyasî lideri olan Prens Adam Czartoryski tarafından 1842 yılında kuruldu.
Köyün adı kurucusunun adı olan Adam’dan dolayı Adamköy (Lehçe: Adampol) olarak türetilmiştir.
Köyün bulunduğu arazi, 1830'lu yıllarda Saint Benoit Fransız Lisesi'ni yönetmekte olan Lazarist rahipler tarafından çiftlik olarak düzenlenmişti.
O zamanlar Polonyalıların siyasi göçünün merkezi Paris’ti.
Prens Adam Czartoryski’nin amacı ise, ikinci bir siyasi merkezini Osmanlı Devleti sınırları içinde kurmaktı.
Bu amaçla Michal Czajkowski’yi temsilcisi sıfatıyla Osmanlı Devleti’ne gönderdi. İstanbul’a geldikten sonra 1850 yılında İslamiyet’i kabul ederek Mehmed Sadık Paşa adını alan Czajkowski, Osmanlı Devleti’nde faaliyet gösteren Lazaryen rahiplerden gelecekte Adampol’un kurulacağı ormanlık bir araziyi satın aldı.
İlk başta ancak 12 kişinin oturduğu köye sonraki yıllarda en çok geliştiği dönemde 220 sakin yerleşti.

Yıllar geçtikçe Polonezkoy/Adampol gelişti, köyün nüfusu 1830 Polonya Ayaklanması ve 1853 Kırım Savaşına katılan askerlerin yanı sıra Sibirya sürgünü ve Çerkes esaretinden kaçan Polonyalılarla arttı. İlk Polonezkoy sakinleri çiftçilik, hayvancılık ve ormancılıkla meşguldü. Daha II. Dünya Savaşı öncesinden başlayarak ilk tatilciler Polonezköy’e gelmeye başladı.
1938 yılında Polonezköy sakinleri T.C. vatandaşlığına kabul edildiler.
1968 yılında Polonezköy sakinleri işledikleri topraklar üzerinde tapu hakkına sahip oldular. 

Günümüzde;
Polonezköy’de yaklaşık olarak 1.000 kişi yaşamaktadır.
Bunlar arasında 40 kişi düzgün Lehçe konuşmaktadır.
Adampol-Polonezköy’de her yaz Polonezköy’ün Polonya ile olan bağlarını vurgulayan Polonezköy festivali düzenlenmektedir.
Polonezköylüler, bu festivale katılan folklor gruplarını kendi maddi olanaklarını kullanarak davet etmektedirler.

Ulaşım;
İstanbul'un Avrupa yakasından yola çıkıp Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü geçtikten sonra, Kavacık sapağından, Kavacık mevkisini geçtikten 1 km. sonra sola dönüp daha sonra Acarlar sitesinden sağa dönerek Polonezköy'e tabelaları izlenerek ulaşılabilir.
Kaynak


adampol
Polonezköy aslında tam bir tatil cenneti, isterseniz günü birlik, isteseniz köyde bulunan pek çok pansiyon, otel veya motel de gece konaklayarak şehir kalabalığından ve kargaşasından uzak tatil yapabilirsiniz.

Adampol

 Bu yol Polonezköy Tabiat Parkına gidiyor.


koşu ve yürüyüş parkuru

koru

Günün sonunda eve doğru yola çıkıyoruz.
Bir gezinin daha sonuna geldik.
Yeni bir gezi yazısında görüşmek üzere....

22 Ocak 2015 Perşembe

RİVA KALESİ

Castle
Riva yazı dizimize "Riva Kalesi" ile devam ediyorum.
Riva'ya gittiğimiz gün köyün içinde dolaşıp, tabiat parkında piknik yaptıktan sonra dönüş yolunda son anda kaleyi fark ettik.
Hemen geri dönüp bu tarihi kaleyi ziyaret ettik.

Riva Castle
Riva Kalesine ilk olarak yolun kenarında ki bu kapıdan giriyorsunuz, ilk avludan sonra bir iç kapı daha var, iç kapı ile kalenin içine giriyorsunuz.
Bu güne kadar pek çok kale ve hisar gezdim ama bu kadar küçük olanını ilk defa gördüm.
Riva Kalesi oldukça küçük yüzölçümüne sahip.

tabela
RİVA KALESİ;
Riva köyünün kuruluşunun Cenovalılara kadar gittiği söylenmektedir.
Hatta tabiat parkının batı sınırında Karadeniz’in Anadolu sahilinde, Riva Deresi’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada yer alan Riva Kalesinin Cenevizlilerden kaldığı rivayet edilmektedir.
Riva Deresinin geçmişte Karadeniz’den gelen gemilerin girmesine olanak sağlayan derinlikte olduğu ve günümüzde getirdiği alüvyonlarla Karadeniz’e kavuştuğu noktayı doldurduğu söylenmektedir.
Bu nedenle deniz yoluyla başlayabilecek saldırıların karadan ilerlemesini önlemek için bu kritik noktada inşa edilmiş olmalıdır.
Ayrıca Riva Kalesi, Yoros Kalesi’ni Karadeniz’in doğusundan ve karadan gelecek akınlara karşı koruyan bir ön karakol işlevini görmektedir.

Tabiat parkının batısındaki Riva Kalesinin Yunan mitolojisinde altın postu arayan Argo gemicilerinin lideri İason’un burada demir çapayı aldığı ve bu nedenle Bizans İmparatorluğu Dönemi’nde bölgeye Ancyranum denildiği ve burada bir kilise kurulduğu bilinmektedir.

Riva birinci koyu sahilinin arka yamacında kurulmuş, yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahip olan Tahlisiye Binası (Gemi onarım ve bakım yeri) eski zamanlarda Riva Kalesi'ni elinde bulunduran Cenevizlilerin donanmasına ait gemilerini onardıkları ve konakladıkları ender tarihi binalardan biridir.
Yaklaşık bir dönümlük arazi üzerine kurulmuş olan konaklama binası ile 3 adet tamirhane ve bir adet gözetleme kulesi bulunur.
Kaynak

tower

Türk bayrağı


Kalenin iç giriş kapısı.

Kalenin sağında ve solunda mahzenler var.

cellar

mahzen


bayrak direği






Kaleden bakınca ufuk da az da olsa İstanbul Boğazına yapılan 3. köprünün ayakları görünüyor.

plaj


riva mosque
Tarihi Riva Camii 

Yerde otların arasında mis kokulu kekikler yetişmiş, otların yakınında dolaştıkça inanılmaz güzellikte kokuyorlar.

Zeminde bir kaç yerde buna benzer delikler var, bu delikler alt katta ki mahzenlerin havalandırma delikleri olabilir.
Yürürken dikkatli olmak lazım.


Riva Kalesinden köy meydanı.



riva mosque


Bir sonra ki yazımız Polonezköy üzerine olacak.
Aslında Polonezköy'den daha çok yol güzergahından, yol üzerinde ki hayvan barınağından resimler olacak.
Görüşmek üzere...