21 Nisan 2017 Cuma

ÇAMLICA SOSYAL TESİSLERİ

Muhterem'le Geziye
Uzun yıllardır Çamlıca tepesine giderim, Muhterem'le Geziye için en güncel hallerini, farklı mevsimlerde ki resimlerini çekerim ve buradan  paylaşırım.
Bugüne kadar ilkbahar, yaz, sonbahar mevsimlerinde ki halini yayınladım.
Bu bölümde gördüğünüz resimleri Ocak ayında çektim ama kar olmayınca doğal olarak kış görüntüsü olmuyor.
En çok kar altındaki halini merak ediyorum ama karlı havada Çamlıca'ya gitmek çok zor 😔
Neyse konumuza dönelim, bugünkü konumuz Çamlıca tepesinde bulunan İ.B.B Sosyal tesisleri.

14 Nisan 2017 Cuma

ÇAMLICA TEPESİ 2017

Muhteremle geziye
Çamlıca tepesinden bu mevsimde resim yayınladığım zaman genellikle lale zamanı oluyor ve resimlerin çoğu lale resmi oluyor.
Fakat bugün paylaşacağım resimlerin çekim tarihi 19 Ocak olduğu için hiç lale yok ve ne yazık ki o gün hava çok puslu ve sisli olduğu için muhteşem Boğaziçi bile çok net görünmüyor.
Şimdi diyeceksiniz ki "madem resimlerden ve mevsimden memnun değilsin, neden resimleri paylaşıyorsun?" ben bir yerin her halini ve her mevsimini görmeyi çok severim.
Çamlıca tepesinin daha önce ilkbahar-yaz ve sonbahar hallerini bol bol yayınladım.
Bu mevsimden de bir bölümü olmasını istedim.
Bu arada şu bir gerçek ki havanın açık olması mevsime bağlı değil, ben daha çok bahar aylarında Çamlıca'ya gidiyorum ama inanın çoğunda yine hava puslu oluyor.
Çamlıca Ocak ayında kar yokken bu halde oluyor.
Gönül isterdi ki bol bol kar olduğu zaman karlı halini paylaşayım ama kar zamanı Çamlıca'ya gitmek çok zor😒

7 Nisan 2017 Cuma

ÇAMLICA CAMİİ İNŞAATI

Bu bölümle birlikte Anadolu yakasında bir gün başlıklı yazımda bahsettiğim konuların yazılarını yayınlamaya başlıyorum.
Bugünkü konumuz halen inşaatı devam eden Çamlıca Cami olacak.
O gün Çamlıca'ya gitme sebeplerimizin başında inşaatı devam eden camiye gitmek geliyordu ama girişi bizim tahmin ettiğimiz yerde değilmiş.
Halen inşaatı devam ettiği için henüz ulaşım için gerekli yön tabelaları yerleştirilmemiş.
Bende oraya kadar gitmişken o bölgeden de kısa bir video ve manzara resmi çektim.
Bu bölümde Çamlıca televizyon kulesinin bulunduğu yerden çektiğim kısa videoyu ve manzara resimlerini görebilirsiniz.
Çamlıca Camisine ulaşamayınca bizde günün geri kalanını değerlendirmek için Çamlıca Sosyal tesislerine gitmeye karar verdik.
Bundan sonra ki yazı konularımız Çamlıca tepesi ve sosyal tesisleri hakkında olacak.

Yıllardır Çamlıca tepesine gideriz ama kulenin önüne gitmek ilk defa o gün kısmet oldu.
Giriş kapısını ve bu açıdan televizyon kulesini hiç görmemiştim.


Bu resimler ileride cami bittiği zaman bir anı olarak kalacak.

video
Çamlıca camii ve televizyon kulesinin olduğu bölgeden resim dışında kısa bir video çektim.

Bundan sonra ki 4 resmi televizyon kulesinden başlayarak panaromik resim gibi sağa doğru dönerek çektim.
Hava sisli ve puslu olmasaydı manzara daha iyi görünecek, resimler daha iyi olacaktı😔




Üstte ki ve altta ki resimleri Nisan 2010 tarihinde Çamlıca sosyal tesislerinin olduğu tepeden çekmiştim.
Caminin yapıldığı tepeyi boş olarak gösteren bir resim olduğu için buraya ekledim.
O gün çektiğim resimler havanın güzel olması sayesinde çok net ve güzel çıkmıştı.
Lale mevsiminde olan o güne ait bol manzara ve lale resimli yazı 👉BURADA


Bundan sonra ki resimlerin çekim yeri Sosyal tesislerin olduğu bölge, çekim tarihi ise 19 Ocak 2017.



İnşallah cami tamamen bittiği zaman camiye tekrar gidip (ama bu sefer içine de girerek) bol bol resimlerini çekerek buradan yayınlarım 😊
Yeni bölümde görüşmek üzere...

31 Mart 2017 Cuma

ANADOLU YAKASINDA BİR GÜN

Bugünkü yazım yine bir yol hikayesi ama bu sefer durakları olan bir yol hikayesi.
Bu yazının konusu olan gezi 19 Ocak 2017 tarihinde gerçekleşti.
Gezi Avrupa yakasında başladı, Anadolu yakasında bir kaç semte uğrayarak, Çamlıca Tepesinde mola vererek, en sonunda Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden tekrar Avrupa yakasına geçerek bitirilen bir gezi oldu.
Bu bölümde gezinin genel bir özeti var.
Uğradığımız semtlerden bir kaç kare var ama asıl resimleri Çamlıca Tepesinde çektim.
Bundan sonra ki bölümlerde Çamlıca Tepesine ait bir kaç bölüm yayınlayacağım.

Üstteki harita o gün gittiğimiz güzergahı kabaca gösteriyor.
O gün haritada işaretleyemediğim farklı semtlere eşimin işleri sebebi ile uğradık.
Harita da işaretlenmeyen güzergahtan resim görürseniz şaşırmayın 😊

radisson sas
O gün Anadolu yakasına geçmek için Avrasya tünelini kullanmaya karar verdik.
Bu sebeple sahil yolundan gittik.
Burası Bakırköy, Zeytinburnu sahil yolu.

avrasya tüneli yol tabelaları

avrupa yakası girişi
Avrasya tünelini o güne kadar henüz görmemiştim, o gün ilk defa geçtim.
Avrasya Tüneli hakkında bol resimli bir yazı hazırlamıştım, yazı 👉BURADA
Aşağıda ki video da Avrasya tüneli geçişi sırasında çektiğim videoyu görebilirsiniz.




tünel çıkışı
Avrasya Tünelinin çıkışı.


Bundan sonra ki resimlerde Kentsel Dönüşüm ile büyük bir değişim geçiren, halen yoğun bir çalışma olan Fikirtepe'den resimler göreceksiniz.
Resimlerin arka planına biraz daha dikkatli bakarsanız halen yıkılmayı bekleyen onlarca gecekonduyu ve binayı görebilirsiniz.
Değişim geçiren Fikirtepe'ye ait bu resimleri ileride "vay be, nereden nereye gelmiş" diyebilmek için buraya ekliyorum.

kentsel dönüşüm
Bahtın güzel olsun Fikirtepe, darısı diğer ucube semtlerin başına😔


fikirtepe






Göztepe
Ne tatlı bir köşk di mi 😍😍😍
Yol boyunca kentsel dönüşümün yoğun yaşandığı yerlerden geçip, uçsuz bucaksız katları olan binaları gördükten sonra bu mavi köşkü görmek çölde serap görmek gibiydi.
Kendisinin ismi "Zülüflü İsmail Paşa Köşkü" imiş.
Zülüflü İsmail Paşa Köşkü;
Göztepe Zülüflü İsmail Paşa Köşkü; İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında Kadıköy Göztepe Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi ile İkinci Orta Sokağın birleştiği yapı adasında inşa edilmiş bir ahşap köşktür.
1926 yılında başından bir yangın geçmiş olsa da, ayakta kalmayı başarabilmiş. 
Sahibi İsmail Paşa’ya, gür saçlarından dolayı Zülüflü lakabı takılmış, köşkün adı da buradan geliyor.
Köşk dört katlı, cihannümalı, buz mavisi rengindedir. 
Yapının iki yanında bulunan sekizgen kuleler yapıya anıtsal bir görünüm sağlar.
Yapı ön cepheden iki katlıdır. Köşkün giriş kotundan bir metre yüksekliğindeki girişine merdivenle çıkılır. 
Burası şık bir verandadır. Veranda dört adet yivli sütunla taşınmaktadır. Verandanın üstü kapalı bir balkondur.  Balkonun önünde dört sütun bulunur. Bu sütunlar guselidir. Devamlarında da eli böğründeler bulunur. 
Çatı saçağını önde on adet çift eli böğründe ile taşınmaktadır. 
Girişin iki yanında simetrik olarak iki tane balkon bulunur. 
Bu balkonları parapetleri çok şık ahşaptır. 
Ön cephedeki ikişer balkon ve simetrileri hep ahşap kepenklidir. 
Yan cephelerde iki adet giyotin pencere bulunur. Bu pencerelerde ahşap kepenk bulunur.  
Çatı ahşap olup üstü kiremitle kaplıdır.
Köşkü yaptıran Zülüflü İsmail Paşa, Sultan Abdülaziz’in mabeyincisidir. 
Daha sonra Sultan II. Abdülhamit’in yaverliğini yapmıştır. 
Sultan VI. Mehmet Vahdettin ile de dünür olur.
Köşkün inşa tarihi 1900-1905 arasıdır. 
Zülüflü İsmail Paşa Sultan II. Abdülhamit in Mabeyincilerinden Ali Beyin 2 oğlundan biridir. Köşkün 2 odası saray mimarları tarafından düzenlenmiş olup, günümüzde diş polikliniği yapılırken restorasyondan geçerek Tütüncü Mehmet Efendi Caddesinde bugün ayakta durmaktadır.
*Daha önce Diş Tedavi Merkezi olarak hizmet veren tarihi köşk, bugünlerde dershane olarak kullanılıyor.

Eşim Göztepe ve Çiftehavuzlar da olan işlerini bitirince tekrar yola çıkıyoruz.
İstikametimiz Çamlıca Tepesi.
Yola devam ederken karşı tepede yapımı devam eden, Çamlıca yeni televizyon kulesi inşaatını gördük.
Yapımı bittiği zaman Çamlıca tepesini ve çevresini işgal eden onlarca televizyon vericisi olan direkler kaldırılacakmış.
Bulunduğu mevkii  Küçük Çamlıca Tepesinin olduğu bölgeye benziyor.

Çamlıca camii inşaatı
Çamlıca'ya çıkmışken inşaatı devam eden camiye de uğrayalım dedik ama girişi bizim tahmin ettiğimiz yerde değilmiş.
Halen inşaatı devam ettiği içinde henüz ulaşım için gerekli yön tabelaları yerleştirilmemiş.
Buradan kısa bir video ve manzara resmi çektim, Çamlıca Sosyal tesislerine gitmek için tekrar yola çıktık.
Çamlıca televizyon kulesinin bulunduğu yerden çektiğim kısa videoyu ve manzara resimlerini ayrıca yayınlayacağım.

Ve işte karşınızda muhteşem Boğaz manzarası ile Çamlıca😍
O gün hava yağmurlu ve pusluydu, daha iyi bir havada manzara çok daha güzel görünüyor.
Çamlıca tepesine ait resimleri ve videoları ayrıca yayınlayacağım.

Hava o gün çok soğuktu, o yüzden ortalıkta hiç kimse görünmüyor.
İstanbul'un en yüksek noktalarından birisi olan Çamlıca tepesindesiniz, doğal olarak soğuğu diğer yerlerden çok daha fazla hissediyorsunuz.
Yemek yemek için tesise girdiğimiz zaman herkesin içeride olduğunu boş kalan son masaya oturunca anladık😄
Cuma günü olmasına rağmen hem restoran hemde pastahane bölümü tıklım tıklım doluydu.
Daha sonra yayınlayacağım konuların arasında Çamlıca Sosyal Tesisleri de olacak.

Çamlıca tepesine veda vakti, istikametimiz sahil yolu.

Böyle bir manzara karşısında insanın ağzından ister istemez "sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul" dizeleri dökülüyor.

çamlıcanın yolları
İstanbul'a tepeden bakmak güzel ama bu yokuşlar çok fena, kışın karlı günlerde bu yolları nasıl kullanıyorlar acaba 😕

Sahil yolunda Kuleli Askeri Lisesinin önündeyiz.

Durmak için hem zaman yok, hemde arabayı park edecek bir yer yok, o yüzden yola devam ediyoruz.


Avrasya Tüneli ile geldiğimiz Anadolu yakasından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile dönüyoruz.

FSM


Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden geçerken çektiğim görüntüleri üstteki video da izleyebilirsiniz.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
Geldik bir yol hikayesinin daha sonuna, bir sonra ki bölümde görüşmek üzere...

30 Mart 2017 Perşembe

HAYIRLI KANDİLLER!

Muhteremle geziye
MÜBAREK REGAİB KANDİLİMİZ KUTLU OLSUN!
Yapılan hayırların, iyilik ve ibadetlerin her birine yüz sevap yazılan üç ayların başlangıcı olan Recep ayının Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gecesi olan bu ilk Cuma gecesi Regaib Kandili'dir.
Hastalara şifa, borçlulara eda, kimsesizlere hami, muhtaca dost eli,
Küslere barış, işsize iş, mekanı olmayana hayırlı mekan,
Evladı olmayana hayırlı evlad, rızgı dar olanlara bolluk,
Sıkıntısı olanlarada hayırlı kolaylık nasib eyle YA RABBİ..!
Dualarınız kabul, kandiliniz mübarek olsun.

15 Şubat 2017 Çarşamba

AVRASYA TÜNELİ

Muhteremle geziye
Bir önce ki yazımda bahsetmiştim 19 Aralık 2016 tarihinde Zeytinburnu-Kabataş Sahil yolu güzergahında gitmiş ertesi gün açılacak olan Avrasya Tünelinin yanından geçmiştik.
20 Aralık tarihinde Avrasya Tüneli açıldı.
Bizde 19 Ocak tarihinde Anadolu yakasında bir işimiz vardı, karşıya geçmek için Avrasya Tünelini kullanarak ilk geçişimizi gerçekleştirdik.
O güne ait gezi yazısı 👉 BURADA
Elbette böyle önemli bir projeden ilk kez geçerken sadece seyredemezdim, mutlaka resim ve video çekmeliydim.
Yol boyunca bir elimde telefon, bir elimde fotoğraf makinesi vardı.
Yol güzergahından resim çektim, tünelden ise hem resim hemde video çektim.
Tünele girerken fotoğraf makinesi ve telefonumu objektif kısmı yola bakacak şeklide üst üst yerleştirdim.
Telefonumla video çektim, fotoğraf makinem ile resim çektim.
Hareket halinde olduğumuz için bazı resimler çok net değil ama ben sonuçtan memnunum.
Elbette yıllar içinde biz Avrasya Tünelini daha çoook kullanacağız ama benim için ilk seferinin anısı başka olacak.

11 Şubat 2017 Cumartesi

ZEYTİNBURNU-KABATAŞ SAHİL YOLU

muhteremle geziye
Yine uzuuun bir aradan sonra merhaba 😊
Ne yazık ki yazı yazmaya fırsatım olmadığı zaman yazı yazmayı ertelediğim blogum burası oluyor.
Diğer 2 bloguma mecburen daha çok vakit ayırıyorum, buraya zaman kalmıyor.
Yazılacak çok yazı, paylaşılacak çok resim var ama düzenleyip yayına hazırlayacak vakit yok😔
Bir kaç gündür azimle bugünkü yazının resimlerini düzenleyip, yayına hazır hale getirdim.
Bugünkü yazımız resimli bir yolculuk hikayesi 🚘
Bu arada, yeri gelmişken belirteyim, ben bir yere giderken ya lazım olursa, ya ilginç bir şey görürsem diye sürekli resim çekerim.
Sonrasında resimler güzel de olsa bu sefer bu resimleri hangi başlık altında yayınlasam, diye düşünüyordum.
Bu bölümden itibaren araba ile seyir halinde iken çektiğim yol ve yolculuk resimlerinden oluşan resimleri yeni oluşturduğum "yol hikayesi" kategorisinde yayınlayacağım.

Gelelim bugünkü resimli yol hikayemize😊
Bu yazı 2 ayrı günde ama aynı güzergahta çekilen resimlerden oluşuyor.
İlk olarak 19 Aralık 2016 günü Zeytinburnu sahil yolundan başlayan, Kennedy Caddesi, Sarayburnu, Galata Köprüsü, Meclisi Mebusan Caddesi, Kabataş, Dolmabahçe ve Bomonti-Dolmabahçe Tünelinde sona eren uzun bir geziydi.
Daha sonra 29 Aralık tarihinde İstanbul'da çok yağmur ve fırtınanın olduğu bir gün aynı güzergahtan geçtik.
Fakat sonuna kadar aynı yolu takip etmedik, Samatya hastanesinin olduğu yerden geri döndük.

Burası Bakırköy Sakızağacı Mahallesinde bulunan Tahran Kavşağı.
Veli Efendi Hipodromunun önünde ki yoldan gelerek sahil yolunun Sarayburnu tarafına gitmek isterseniz bu kavşaktan geçmeniz gerekiyor.

10 gün sonra yine aynı kavşak ama bu sefer hava yağmurlu ☔😊

Bu kavşaktan döndükten sonra Kennedy Caddesine girmiş oluyorsunuz.
Kavşağın sağ tarafında Aytekin Kotil Parkı var.


19 Aralık 2016

29 Aralık 2016

video
Yoldan kısacık bir video

İstanbul'un, özellikle tarihi yarımadanın silüetini bozduğu gerekçesiyle, bir ara oldukça gündem olan Zeytinburnu'nda ki Onaltı Dokuz binaları.

Yedikule Hisarlarının olduğu bölgedeyiz, sol tarafta hisarların dibinde eski adı Yedikule Soğanlı Bitkiler parkı, yeni adı Uluslararası Barış Parkı olan park var.
Park özellikle bahar aylarında açan laleler ve sümbüller ile muhteşem bir görsel şölen sunar.
Linke tıklayarak parkın ve çiçeklerin daha önce çektiğim resimlerini görebilirsiniz.

video
Bu videoyu 29 Aralık'ta havanın çok yağmurlu ve fırtınalı olduğu bir günde çektim.

Zeytinburnu açıklarında âtıl bir şekilde bekleyen onlarca hurda gemi var😔


Bu yol ayrıca yeni hizmete açılan Avrasya Tüneline de gidiyor.

Sahil yolunda yapılan düzenlemelerde yaya yolları ve bisiklet yollarına yer verilmiş.

İleride görünen yer denizin doldurulması ile elde edilen alana yapılan Yenikapı Gösteri ve Miting Alanı.

Yenikapı ve civarında İstanbul surlarına ait çok sayıda kalıntılar görebilirsiniz.



İSTANBUL SURLARI;
İstanbul Surları, İstanbul'un çevresinde bulunan, Doğu Roma zamanında yapılmış şehir duvarlarıdır. İstanbul'un etrafını çeviren surlar tarihte 5. yüzyıldan başlayarak inşa edilmiş, yıkılmalar ve yeniden yapmalarla dört defa elden geçmiştir. 
Son yapımı M.S 408'den sonradır. 
II. Theodosius (408-450) zamanında İstanbul surları Sarayburnu'ndan Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray'a bu taraftan, ve Marmara kıyısı boyunca Yedikule'ye, Yedikule'den Topkapı'ya, Topkapı'dan Ayvansaray'a uzanıyordu.

Avrasya Tünelinin çevre ve trafik levhası düzenleme çalışmaları 19 Aralık da devam ediyordu.

Bu da levhanın son hali

Bu yollar tünelin yol ayrımına kadar Avrasya Tüneline gidiyor.



Biz 19 Aralık'ta yoldan geçtik, 1 gün sonra 20 Aralık'ta Avrasya Tünelinin açılışı vardı.
Bu balonlar açılış için hazırlanıyordu.

Yanda ki demir kemerli yol Avrasya Tünelinin giriş noktası.
Başka bir bölümde Avrasya Tüneli ile ilgili bol resimli ve videolu bir yazı hazırlayacağım.

İstanbulda ki deniz fenerleri
AHIRKAPI DENİZ FENERİ;
Ahırkapı Feneri, İstanbul Ahırkapı semtinde Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı'na hizmet veren fenerdir.
Deniz seviyesinden 36 metre yükseklikteki fener, 26 metre yüksekliğinde örme taş bir kuledir. Gemilerin Marmara Denizi'nden gerek İstanbul Limanına girişi, gerekse İstanbul Boğazı'ndan geçişlerinde rota feneri durumundadır.
III. Osman devrinde yapılan ve çeşitli yangınlar gören ahşap fenerin yerine 1855’te Sultan Abdülmecid devrinde inşa edilmiştir. 
III. Osman devrinde inşa edilen ahşap Ahırkapı Feneri, İstanbul’da Osmanlı döneminde inşa edilen ilk fenerdi. Marmara surlarının Otluk Kapısı Mevkiindeki burcun üzerinde inşa edilmiş olan fener, bir deniz kazasından sonra yapılmıştı. 
1755 yılında Mısır'a gitmekte olan Hacı Kaptan emrindeki bir kalyonun Kumkapı'da karaya oturması üzerine Sultan III. Osman Sadrazamı Said Paşa’yı olayı araştırması, gemi ve gemicilerin kurtarılması için görevlendirmiştir. 
Bu sırada kurtarılan gemicilerden birinin “Eğer buradaki surda bir fener yapılıp, her gece kandiller yanarsa böylece uzağa giden gemiler ışığı görüp yollarını bulur, kazaya da uğramazlar” demesi üzerine Sultan III. Osman bu durumu değerlendirmiş ve kendisinin verdiği talimat üzerine Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa’ya bir fener yapılması emrini vermişti.
Fenerin bakımı ve işletmesini Bostancı Ocağı karşılıyordu. Kandillerinde yakılacak yağ ise Topkapı Sarayı’ndan gönderiliyordu Fener, bölgede çıkan yangınlarda birkaç defa yandı.
Kırım Savaşı sonrasında, müttefik İngiliz ve Fransız gemilerinin Karadeniz ve İstanbul boğazlarında emniyetle seyredebilmeleri amacıyla var olan fenerlerin yenilenmesi ve bunlara yenilerinin eklenmesine karar verildi ve 1855 yılında Fenerler İdaresi kuruldu. 
Ahırkapı’da bulunan bugünkü fener kulesi, 1857’de Sultan Abdülmecit tarafından taştan yaptırıldı. Paris’ten getirilen fener 16 mil görüş mesafesinde, beyaz ışıklı, hareketli (bir süre ışık verdikten sonra sönen), türde idi.
Geçirdiği çeşitli onarımlarla günümüze kadar gelen bu fener kulesi kare tabanlı bir kaide üzerinde yükselen silindirik bir gövde şeklindedir. Bunun üzerinde küçük konsollarla desteklenmiş, adeta bir minare şerefesini andıran balkonlu kısımdan sonda çepeçevre camlı ışık veren bir bölüm bulunmaktadır. Kare kaidenin üzerini çepeçevre bir balkon dolaşmaktadır.

Fenerde ışık kaynağı olarak önce fitilli gaz yağı lambası kullanılmış daha sonra LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu (gömlekli ) lambalar kullanılmış ve şu anda 1000 W'lık elektrik lambası kullanılmaktadır.

Ahırkapı Feneri ve çevresi, I. Dünya Savaşı sırasında kışla arazisi olarak kullanılmıştır. 
1958’de sahil yolunun yapımı ile denizden bir yol şeridi ile ayrılan fenerin önünden yoğun bir trafik geçer.
Günümüzde fener ve gardiyan binası ulusal miras olarak Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünce koruma altındadır.


Zeytinburnu sahil yolu

Sepetçiler Kasrı

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü ve Karaköy İskelesi

Kılıç Ali Paşa Camii

tarihi çınar
Kabataş'ta bulunan tarihi çınar.

Kabataş'ta ki bu çınarın olduğu yerde Çizmecibaşı Mahmut Efendinin mezarı varmış.
Açıkçası Kabataş'a çok gittim ama bu mezarı daha önce hiç fark etmemiştim.

O gün pek çok yer, özellikle Beşiktaş ve Dolmabahçe Camii, 10 Aralık 2016  tarihinde Vodafone Arena yakınlarında ve Maçka Demokrasi parkında gerçekleşen bombalı saldırılarda 38'i emniyet personeli olmak üzere 46 kişinin hayatını kaybedenlerin anısına bayraklarla donatılmıştı.

Türk bayrağı

Bu resmi Dolmabahçe Camisinin yanından çektim.
Resme biraz dikkatli bakarsanız, karşı tepede ki yapımı devam eden 6 minareli Çamlıca Camisini görebilirsiniz.

beşiktaş

beşiktaş stadı
Vodafone Arena stadının yanından Dolmabahçe-Bomonti Tüneline girerek sahil gezimizi bitirdik.
Yeni bir gezide görüşmek üzere...