Bir yerin farklı zamanlarda ve mevsimlerde çekilmiş resimlerini çok severim.
İki yıl önce "Yaz-Kış Abana" başlıklı yazımda Abana'nın kışın ve yazın aynı yerden çekilmiş resimlerini yayınlamıştım.
Daha sonra böyle bir şey yapamadım.
Bu yıl Temmuz ayında gittiğimiz köyümüze, Ekim ayında Bayram tatilinde tekrar gittik.
Hayatımda ilk defa köyümüzü bu mevsimde gördüm.
Yazın Temmuz ayında çektiğim resimleri birde Ekim ayında çektim.
Yazın Temmuz ayında çektiğim resimleri birde Ekim ayında çektim.
Ekim ayında tekrar köye gideceğimi bilseydim, daha çok ve planlı resimler çekerdim.
Arada belki çok büyük fark yok, ağaçlar biraz sararmıştı ama yapraklarını çok dökmemişlerdi.
İlk karşılaştırmalı resimlerimiz amcama gittiğimiz zaman resimlerini çektiğim Çatalzeytin-Arıca Köyünden.
1. resim Temmuz ayında çekildi,2.resim Ekim ayında.
En büyük fark ıhlamur ağacının ıhlamurlarının toplanmış olması.
Aradaki fark ağacın sararıp,yapraklarını dökmesi ve altındaki piknik masasının sonbaharda kaldırılmış olması.
Bu resimde gördüğünüz yer, eşimin abisinin İsmail Köyündeki evinin bahçesi.
Köye gidince bu evde kalıyoruz ve evin bahçesi ile piknik masası bizim en sevdiğimiz yer.
2 resim arasındaki fark, olgunlaşıp siyahlaşan üzümler.
Bursa kestanesi gibi iri değildir ama tadı çok lezzetlidir ve bol miktarda bulunur.
Yazın gittiğimizde bütün kestane kozakları yemyeşildi.
Bu yıla kadar hiç kestaneyi kozağının içinde görmemiştim.
Ben kestane kozağının içinde sadece 1 kestane bulunduğunu zannederdim, meğer 2-3 tanesi bir kozağın içinde oluyormuş.
Ben kestane kozağının içinde sadece 1 kestane bulunduğunu zannederdim, meğer 2-3 tanesi bir kozağın içinde oluyormuş.
Bu arada bu dikenli kılıf kestaneyi toplarken çok zorluk çıkarıyor.
Allah'tan tahta maşalar var onlarla topluyorlar.
Daha sonra kılıflarından ayırıyorlar.
Yazın yemyeşil bıraktığımız üzümleri, olgunlaşıp kararmış olarak görmek çok güzeldi.
Armut ağacında tek tük meyva kalmıştı ve yazın yemyeşil olan yaprakları kırmızıya dönmüştü.
Çardakta 2-3 farklı cinste üzüm var.
Üstteki resimde görünen üzümün salkımları çok düzenli,görüntüsü çok güzel.
Alttaki üzümün ise salkımları daha dağınık ama kokulu üzüm olduğu için herkes ondan yemek istiyor.
Armut ağacında tek tük meyva kalmıştı ve yazın yemyeşil olan yaprakları kırmızıya dönmüştü.
Bunlarda muşmula-döngel olarak bilinen bir meyva.
Bu gördükleriniz salatalarda kullandığımız kırmızı lahana, büyümeye başladığında açık olan yaprakları gittikçe kapanıp, rengi kızararak yenmeye hazır hale geliyor.
Kırmızı-mor lahana Ekim ayında iyice olgunlaşmış, yenmeye hazır hale gelmişti.
Hiç beyaz lahanayı tarlada görmemiştim.
Yazın karalahanadan farkı olmayan lahanalar,sonbaharda top top beyaz lahanaya dönmüştü.
Temmuz'da toplayıp yediğimiz kıvırcıklar,Ekim ayında tohuma bırakılmış haliyle bizi karşıladı.
Yeni bir gezide görüşmek üzere!....
Hem köyünüzün doğal güzellikleri, hemde bu fotoğraf konusu şahane olmuş. Öncesi ve sonrası şeklinde. Böylesine güzel bir köye sahip olduğunuz için çok şanslısınız.
YanıtlaSilSevgilerimle
Seray
S.a.Merhaba Muhterem hanım,bende Kastamonu'lu biri olrak sitenizi ilgi ile takip ediyordum.Ama bir süredir yasaklar yüzünden ulaşamıyordum.Yasakların kalkmış olmasına çok sevindim.Özellikle memleketimin yemeklerini birebir aynısını görmek beni çok memnun etti,sanki bizim mutfağımızmış gibi sizde kendimizi görüyoruz.Başarılarınızın devamını dilerim sevgilerimle.
YanıtlaSilben de tosyada 3 yıl kaldım çok güzel yerlerdi gerçekten.
YanıtlaSil