GEMİ GEZİLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GEMİ GEZİLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2019 Cumartesi

KADIKÖY-KARAKÖY-EMİNÖNÜ VAPURU

Muhterem'le Geziye
Tarih: 29 Ekim 2019
Yer: İstanbul / Kadıköy
O gün İstanbul'da Cumhuriyet Bayramı sebebiyle toplu taşıma ücretsiz.
Vapur seferleri de ücretsiz olan ulaşım araçlarından birisiymiş.
Bizde kuzenimle birlikte Anadolu Yakasında bir ziyaretten dönerken deniz yolunu tercih ettik.
Hayatım boyunca elbette pek çok kez gemi-vapur yolculuğu yaptım.
Fakat o gün bir geminin bu kadar kalabalık olabileceğini ilk defa gördüm.
Bir gemide ayakta duracak yer bulamamak nasıl olur? onu görmüş oldum, resmen tıklım tıklım doluydu.
Özellikle manzara resmi çekebileceğiniz yerlerde tam bir izdiham vardı.
Bizde bir şekilde kendimize ayakta da olsa duracak yer bulduk.
Gemi hareket edince "nasıl olsa bu güzergahta daha önce çok fotoğraf çektim, tekrar çekmeme gerek yok" diye düşünüyordum ki, güneşin Avrupa Yakası tarafında Tarihi Yarımada'nın üzerinde batmaya başlaması ile ortaya çıkan muhteşem manzaralar aklımı başımdan aldı.
Yanımda fotoğraf makinesi olmadığı için cep telefonumla bu muhteşem manzaranın fotoğraflarını çektim.


24 Haziran 2019 Pazartesi

İSTİNYE-ÇUBUKLU ARABALI VAPURU

Muhterem'le Geziye
Kısa bir aradan sonra merhaba😊
Bayram tatili sonrası yeni yazı hazırlamak için ancak fırsatım oldu.
Bugünkü konumuza gelirsek;
Nisan ayında Sirkeci-Harem arabalı vapuru hakkında yazı hazırladığım zaman en kısa zamanda İstinye-Çubuklu arabalı vapuru hakkında da yazı hazırlayacağımı söylemiştim.
Fakat araya farklı konular girdi.
Bu yazının yayınlanması bu zamana kaldı.


11 Nisan 2019 Perşembe

SİRKECİ-HAREM ARABALI VAPURU

Sirkeci-Harem arabalı vapuru çok uzun yıllardır İstanbul'a hizmet veriyor.
Asıl amacı sizi karşı yakaya ulaştırmak olsa da muhteşem manzarası ile pek çok gemi seferinden daha güzel görsel manzara sunar.
Sefer süresinin sadece 10-15 dakika olması, acelesi olanlar için harika ama manzaraya doyamayanlar için üzücü oluyor.
İstanbul silueti denince akla gelen görüntüye (bakınız 1.resim) bu gemide şahit olabilirsiniz.
Tabii bunun için hava koşullarının ve gittiğiniz saatin uygun olması gerekiyor.
Bu resmi ikindi vakitlerinde çektim.
İstanbul'da güneş Anadolu yakasında doğar, Avrupa yakasının üzerinden batar.
Güneş batmadan önce Boğaziçi'ne bakan bölüm Anadolu yakasında güneşli, Avrupa yakasında gölgeli oluyor.
İkindi saatlerinde tarihi yarımadanın resimlerinde bu siluet ortaya çıkıyor.
Siluette yer alan tarihi eserler: Soldan sağa; Sultanahmet Camii, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Topkapı Sarayı Adalet Kulesi.


23 Nisan 2018 Pazartesi

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

Muhterem'le Geziye
23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun.
Çocukluğumda 23 Nisan şarkısı en sevdiğim çocuk şarkısıydı😍
23 NİSAN
Sanki her tarafta var bir düğün.
Çünkü, en şerefli en mutlu gün.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
🎈🎈🎈
İşte, bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
🎈🎈🎈
Bugün, Atatürk’ten bir armağan,
Yoksa, tutsak olurduk sen inan.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.
🎈🎈🎈

9 Nisan 2018 Pazartesi

HEKİMBAŞI SALİH EFENDİ YALISI

Muhterem'le Geziye
Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı, Boğaziçi'nin en nadide yalılarından birisiydi.
Ne yazık ki hafta sonu Boğazdan geçen ve dümeni kilitlenen bir tankerin çarpması sonucu ağır hasar aldı.
Kazayı duyunca çok üzüldüm, Boğazda gemi ile yaptığımız gezilerde çektiğim resimlerin arasından yalıya ait resimleri bulup yayınlamaya karar verdim.
Yalının önemli özelliklerinden birisi de "Aşı Boyalı" olmasıydı.
Ben Kastamonuluyum, Kastamonu'nun İnebolu ilçesi aşı boyalı evleri ile meşhurdur.
Bu sebeple aşı boyalı yapıları ayrıca seviyorum.
Renklerin canlı olduğu ilk resimleri öğleden sonra güneş ışıkları Anadolu Yakasının üzerinde iken çekmiştim, bu sebeple yalının boyası en parlak hali ile çıkmış.
Güneş, İstanbul'da Anadolu Yakasının üzerinde doğar, Avrupa Yakasının üzerinde batar.
Sabah saatlerinde Avrupa Yakasının sahili güneş alır, öğleden sonra Anadolu Yakasının sahilleri güneş alır.


21 Aralık 2017 Perşembe

BEYKOZ SAHİLLERİ

Muhterem'le Geziye
Bugünkü gezi rotamız Beykoz sahillerine olacak.
Gezimiz 3 bölüm sürecek, 1. bölümde Beykoz sahilleri, 2. bölümde Beykoz Korusu, 3. bölümde ise Beykoz Korusu Sosyal Tesisleri olacak.
Baştan söyleyeyim bu geziyi 25 Aralık 2015 tarihinde kız kardeşimle gerçekleştirdim.
Fakat vaktinde yayınlamak kısmet olmadı.
Geçtiğimiz bahar aylarında da eşimle gidince bu resimleri yayınlamadığım aklıma geldi.
Yaz tatili sonrası ancak fırsatım oldu.
Yıl eski olabilir ama gün olarak yine bu günlerdi ve mevsim olarak sonbahar etkileri vardı.
Eşimle gittiğimiz gün de yine bu bölümde gördüğünüz güzergahı çektim ama bahar mevsiminde olduğu için biraz daha farklı resimler oldu.
Ayrıca o gün, Beykoz Merkez Serbostani Mustafa Ağa Camisinin de, İshak Ağa Çeşmesinin de (10 Çeşmeler) resimlerini çektim, hepsini ayrıca yayınlayacağım.


10 Haziran 2014 Salı

KARAKÖY İSKELESİ

Mart ayında Galata köprüsünden geçerken 5 dakikalık kısa bir mola verdik.
Hava çok güzeldi.
Bende bu fırsatı değerlendirerek kısıtlı bir açıdan da olsa biraz resim çektim.
Resimleri Galata köprüsünden çektim, köprünün oldukça geniş ve mükemmel bir panoraması var.
Karaköy iskelesi, tarihi yarımadanın olduğu bölüm, Sarayburnu, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sepetçiler Kasrı, Eminönü gibi geniş bir alanı kuş bakışı görebiliyorsunuz.


26 Mayıs 2011 Perşembe

İSTANBUL'DA ERGUVAN ZAMANI-2.BÖLÜM

Muhterem'le Geziyeİstanbul'da Erguvan Zamanı isimli yazı dizimizin 2. ve son bölümünde, Anadolu Yakası tarafına ait resimleri görebilirsiniz, ayrıca hazırladığım videoyu yazının sonunda izleyebilirsiniz.

24 Mayıs 2011 Salı

İSTANBUL'DA ERGUVAN ZAMANI-1.BÖLÜM

Bir önce ki yazımda bahsetmiştim, ne yazık ki bütün resimlerimin bulunduğu Notbook'um Perşembe günü çöktü.
Resimleri bir anlık hata ile CD'ye kaydetmeden "nasıl olsa notebookta var" diye düşünerek fotoğraf makinesinden silmiştim.
Notebook çökünce yaşadığım stresi anlatamam.
Yemek blogumda yayınladığım resimleri farklı bir fotoğraf makinesi ile çektiğim için onlar duruyordu ama son aylarda çektiğim gezi resimlerimin hepsi birden yok olmuştu.
Bir yemeği tekrar pişirip, resmini çekebilirsiniz ama çiçekleri belli zamanlarda açan erguvanları tekrar göremezsiniz, lalelerle dolu bir Emirgan'ı 1 yıldan önce göremezsiniz.
Neyse ki korktuğum başıma gelmedi, notebooka format atılmadan önce resimlerimi, müzikleri ve bütün belgeleri kurtarmayı başardılar.
Bunun için Yunus'a ayrıca çok teşekkür ediyorum.
Bu yazı dizisinde göreceğiniz resimlerde az daha çöküşle birlikte gidecekti.
Benim amacım bu yazıyı erguvan zamanında yayınlayıp, Boğaziçi'nde erguvan zamanını kaçırmayın, tura çıkın demekti.
Fakat notebookun tamirden gelme süresi, yazının hazırlanışı derken erguvanlarda pek çiçek kalmadı, pek çoğu yapraklanmaya başladı.
Yazı Erguvan zamanına yetişmedi ama çiçekleri açmış erguvan ağacı resimlerine bakarak önümüzde ki yıl için plan yapabilirsiniz.
Şimdi hiç bir şey olmamış gibi Erguvan turu yazısı yazacağım, bu konuyu burada kapatacağım.

20 Mayıs 2011 Cuma

İSTANBUL'DA ERGUVAN ZAMANI (VİDEO)


İstanbul'da Erguvan Vakti muhteremlegeziye

İstanbul en güzel günlerini peş peşe yaşıyor.
Önce Lale Zamanı, peşinden Erguvan Zamanı şehri cıvıl cıvıl renklere büründürdü.
Geçen Pazar kızımla Şehir Hatlarının "Kısa Boğaz Turu" ile Boğaz'da Erguvan turuna çıktık.
Erguvanlar açmış, ağaçlar mor-lila-pembe karışımına bürünmüştü.
Hava hafif sisliydi ama genelde çok güzeldi.
Eminönü'nden İstinye'ye kadar gidip, dönüşte Anadolu Yakası kıyısından tekrar Eminönü'ne döndük.
14.30'dan 16.30'a kadar 2 saat boyunca Boğaz'daydık.
Neredeyse 500'e yakın resim çektim, yayınlayacağım resimleri dün düzenledim, yukarıda gördüğünüz videoyu hazırladım Dailymotion'a yükledim ama gece Notebook'um çöktü.
Boğaz turu ve Erguvan'lardan tek bir resim bile kaydetmemiştim.
O günden elimde bir tek yukarıda ki video kaldı.
Notebook tamire gitti, bu yazıyı masa üstü bilgisayardan yazıyorum.
Gelen habere bakılırsa resimlerim kurtulabilirmiş (İnşaallah)
Resimler kurtulursa bol resimli bir yazı hazırlayacağım şimdilik bu video ile idare edin : )
Erguvan'lar bu hafta son haftasına girmiş, bir kaç güne kadar hepsi çiçeklerini döküp, yapraklanacakmış.
Hafta sonuna kadar, gidip görebilirsiniz.
Şehir Hatları Vapurlarında 2 Boğaz Turu var.
Uzun Boğaz Turu'nun (Eminönü-Anadolu Kavağı) fiyatı Gidiş-Geliş 25 Lira.
Kısa Boğaz Turu'nun (Eminönü-İstinye) fiyatı ise 15 Lira.
Ayrıca Turyol'a ve farklı pek çok firmaya ait tekneler ile Boğaz Turu yapabilirsiniz.

16 Nisan 2011 Cumartesi

BÜYÜKADA

Muhterem'le GeziyeKızım ve arkadaşları 29 Mart'ta bir proje ödevi sebebi ile Büyükada'ya Aya Yorgi Manastırı'na gittiler.
Hafta içi olduğu için sakin bir yolculuk ve gezi olmuş.
Çektikleri resimler çok hoşuma gittiği için buradan paylaşmak istedim.
Resimleri 2 bölüm halinde yayınlayacağım.
Bu bölümde Büyükada'dan resimler ve Aya Yogi Manastırı'na giden yol güzergahında çekilen resimler olacak.
2. bölümde ise Aya Yorgi Manastırı'na ait resimler yer alacak.
Aya Yorgi Manastırı'na ait yazı ve resimler 👉BURADA


3 Ocak 2011 Pazartesi

MAVİ MARMARA İSTANBUL'DA

22 Mayıs 2010 tarihinde Gazze'ye yardım götürmek için İstanbul'dan yola çıkan, 31 Mayıs tarihinde İsrail'in saldırısına uğrayan, 9 Türk vatandaşının içinde şehit olduğu Mavi Marmara gemisi geçen hafta Sarayburnu Limanı'na yanaştı.
1 haftadır halkın ziyaretine açık olan gemiyi bende Cumartesi günü ziyaret ettim ama inanılmaz bir yoğunluk ve sıra yüzünden içine giremedim.
Bu yüzden resimleri sadece geminin çevresinden çektim.
Ziyaretçilerin sayısının ne kadar çok olduğunu en sonda ki resimlerden ve kısa videodan görebilirsiniz.
Bu arada, gemi 4 Ocak Salı günü akşamına kadar ziyarete açık olacak.

Mavi Marmara gemisi saldırıya uğradığı zaman saldırıyı kınamış ve bir şiir yazmıştım.

UMUT YOLCULARI
Mavi Marmara umutla çıktı yola,
Amacı yardım götürmekti Filistin Halkına,

Her şey yolunda gidiyordu yolculuğun başında,
Aralarında birde bebek vardı 1 yaşında,

Kendini Devlet! sanan İsrail çıktı karşılarına,
Devlet terörü uyguladı tüm umut yolcularına,

Dünya liderleri sessiz kaldı bu vahşi uygulamaya,
Çünkü yardım gidiyordu Müslüman Filistin Halkına,

Türkiye sessiz kalmadı, kalmayacak,
Her zaman Filistin Halkı'nın yanında olacak,
İsrail malları daima boykotta kalacak.

Muhterem Erdoğan / 01.06.2010

Mavi Marmara'da şehit olan 9 kardeşimizi rahmetle anıyorum.





Furkan henüz 19 yaşında,

Hayatının baharında,
Şehit oldu Gazze yolunda,
Hepimizin yüreği yandı onun için,
Bütün dualarımız 9 kardeşimiz için.

Mavi Marmara'da şehit olan;
Cevdet Kılıçlar,
Necdet Yıldırım,
Furkan Doğan,
Çetin Topçuoğlu,
Fahri Yaldız,
Cengiz Songür,
İbrahim Bilgen,
Ali Haydar Bengi,
Cengiz Akyüz' e Allah'tan rahmet, ailelerine sabırlar diliyorum.













Ne kadar kalabalık olduğunu bu resimden ve videodan görebilirsiniz.



Görüşmek üzere!...

23 Kasım 2010 Salı

FERİBOTTAN AKŞAM SAATLERİNDE BOĞAZİÇİ

feribot yolculuğuBu yıl, Kurban Bayramı'nın hafta içine denk gelmesi ile tatil 9 güne çıktı.
Pek çok kişi tatil için ya şehir dışına yada yurt dışına tatile gitti.
Biz tatil için bir yere gitmedik, şehir içinde ki akraba ziyaretlerimizi yaptık.
Herkesin akın akın şehir dışına tatile çıkması sebebi ile İstanbul'da trafik fazla olmaz zannetmiştik ama çok yanılmışız.
Bayramın 3. günü Anadolu Yakası'nda ki büyüklerimizi ziyaret etmeye karar verdik.
Giderken karayolu ve 1. köprü ile karşıya geçmeye çalıştık.
Çalıştık diyorum çünkü 3 saate yakın yolda dur-kalk yaparak ilerledik.
Giderken, Avrupa Yakası'na dönüşlerinde çok dolu olduğunu gördük.
Dönüşte Harem'den feribota binerek, trafiğe takılmaz zaman kazanırız diye düşünerek Harem'e gittik.


28 Mayıs 2010 Cuma

KABATAŞ ÜSKÜDAR BOĞAZİÇİ GEZİSİ

Çarşamba günü eşim "fazla işi olmadığını, sadece bir iki yere uğrayacağını, istersem gezmeye gidebileceğimizi" söyleyince, hemen kabul ettim.
Yola çıktık, aradığı malzemeyi bulmak için yapı marketlerine ve Karaköy'e uğradık.
Sonra arabayı Kabataş'ta otoparka bırakıp, gezi teknesi ile Üsküdar'a gittik.
Üsküdar'da öğle yemeğini yedikten sonra, İskeleye yakın olan Mihrimah Sultan Camii ile biraz daha içerde kalan Gülnuş Emetullah Valide Sultan (Yeni Valide) Camii'ni ziyaret etik.
Camiilerin bol bol resmini çektim.
Camiilerin ayrıntılı yazı ve resimlerini ayrıca görebilirsiniz.
Saat 15'te Üsküdar İskelesinden Kabataş'a döndük.


19 Haziran 2008 Perşembe

SOFRADAKİ ANADOLU'YA GİDERKEN...

Bu ay ki Sofra dergisinin içinden "Sofradaki Anadolu" isimli etkinlik için giriş bileti çıktı.
Açıkçası bu bileti görene kadar böyle bir etkinlikten haberim yoktu.
Dergiyi ayın ilk günlerinde aldığım için "etkinlik tarihine kadar kendimi ayarlar, etkinliğe giderim" diye düşündüm.
Ama son günü olan 15 Haziran Pazar gününe kadar hiç fırsat bulamadım.
Pazar günü kızımla gitmeye niyetlendik ama ulaşım benim gözümü korkuttu.
Hava çok sıcaktı ve aktarmalarla günümün çoğu yollarda geçecekti.
Meğer Taksim'den etkinlik için servis kalkıyormuş.
Biletin üzerinde servis konusu yazmıyordu ve internet adresini incelediğimde de servis kalktığını gözden kaçırmışım.
Ben gitmekten vazgeçince, sağolsun eşim "ben sizi götürürüm" dedi.
Eşim uzun zamandır pazar günleri gezmektense evde kalmayı tercih ettiği için, biz hep kızımla çıkıyorduk, eşimi pazar günü oralara sürüklemeyeyim diye düşünüp, teklif etmemiştim.
Tabi otobüslerde uğraşmaktansa rahat rahat arabayla gitmek çok iyi oldu.
Giderken sıkıcı otoban yolculuğu yapmaktansa, geze geze sahil yolundan gidip, araba vapuru ile karşıya geçtik.
*Altta ki Suhulet araba vapurunun resmini daha önce Sirkeci'de ki üst geçitten çekmiştim.

30 Eylül 2007 Pazar

BOĞAZ TURU 3. BÖLÜM

Boğaz turumuzun 3.ve son bölümündeyiz.

Bu yazı da karşı kıyıda bulunan Boğaz semtleri hakkında bilgiler bulabilirsiniz ve yazının sonunda Boğaz turunda çektiğim tüm resimler ve "Emel Sayın'ın-Kız Sen İstanbul'un Neresindensin?" şarkısı eşliğinde hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz.
Gemi kıyıya yaklaşırken tepede ki Yoros Kalesini gösterek çocuklara "işte hedefimiz, boş oturmayıp, kaleye çıkacağız"dedim. Oğlum "benim için farketmez,ben varım"dedi. Kızımın gözleri dehşetle açıldı "herhalde şaka yapıyorsun anne, bu kadar kısa sürede bu sıcakta nasıl çıkarız"dedi.
Gemiden inmeden son kalkış saatlerini öğrendik, 17'de kalkan gemiye yetişmek üzere yola koyulduk.Kızım kaleye giderken sürekli sızlandı, geri dönelim diye tutturdu ama biz azimle kaleye tırmandık. Tırmandık diyorum çünkü sürekli yokuş çıkmanız gerekiyor. Yaz sıcağında tam bir eziyet olabiliyor. Birde üstüne gemiyi kaçırmayalım telaşı eklenince oldukça yorucu oluyor. Ama kaleye vardığınızda muhteşem manzarayı gördüğünüzde bütün yorgunluğunuz bir anda geçiyor. Hemen kale ve çevresinde kısa bir tur attık, sahilden aldığımız yiyecekleri çıkarıp, pikniğimizi yaptık, bol bol resim çektik ve dinlendik.
Gemiye yetişmek için hızlı adımlarla inişe geçtik : ) Gemiye bindiğimizde yorgunluktan bitap düşmüştük ama en azından geminin kalkış saatine kadar lokanta veya çay bahçelerinde pineklememiştik.
Yoros kalesinde çektiğim resimleri görmek için, bakınız;
Yoros Kalesi

Geminin son durağı Anadolu Kavağı.
Semtte geminin kalkış saatine kadar bir tur atabilirsiniz, lokanta ve bol sayıda bulunan balık restoranlarında yemek yiyebilir, çay bahçelerinde bir şeyler içip, dondurma yiyebilirsiniz.
Çevre, Boğaz turu sebebiyle gelen yerli ve yabancı turistlere kalmış.
Semtte ikamet edenler evlerine çekilmiş, ortalıkta pek görünmüyorlar.
Turistlerin kargaşası dışında sessiz-sakin bir semt, insan "burada otursam 24 saat tatildeymiş gibi hissederim" diye düşünüyor.

Saat 17'de gemi kalktı ve biz bu sefer Anadolu yakasında ki semtlerin önünden geçerek yolculuk yaptık.
Gelelim Anadolu Yakasında ki semtlerimizi tanıtmaya;

Anadolu Kavağı;
Osmanlılar devrinde sazı yolları ve ekseri istihkamları ihtiva eden önemli bir bölgeydi.
XVII. asırda kalabalık bir bölge olan semtte 3 tane cami vardır.
Evliya Çelebi, limanında her zaman 300 geminin bulunduğu yazar.
Bu semtin de Rumeli Kavağı gibi çok geniş bir kısmı askeri bölgedir.

Hidiv Kasrı;
Osmanlı'nın Mısır valilerinden olan Hidiv Abbas Hilmi Paşa'nın, 19. yüzyılın sonlarında Mısır'daki İngiliz nüfuzunu kırabilmek için Osmanlı Devleti'nden destek sağlayabilmek amacıyla uzun süreli İstanbul'da kalması gerekti.
Bunun üzerine, Hidiv Abbas Hilmi Paşa 1903 yılında günümüzde kasrın bulunduğu yerde bulunan iki ahşap yalıyı satın aldı.

Paşa, bir süre sonra yalıların arkasındaki ağaçlık yamaçları ve üst düzlüğü kapsayan 270 dönümlük bahçeyi de aldı.
Ahşap yalıları yıktıran Paşa, 1907 yılında, 1000 metre kare alan üzerine, İtalyan Mimar Delfo Seminati'ye, o devrin mimari modasına uygun olarak Art Nouveau tarzında görkemli bir kasır ve üzerine İstanbul Boğazı'nı gören kule inşa ettirdi.

Mısır'ı işgal eden İngilizler, ülkeye krallık sistemini getirerek, Abbas Hilmi Paşa'nın Hidivlik unvanını elinden aldı. Abbas Hilmi Paşa, tahttan düşürülmesi üzerine İsviçre'ye yerleşerek (yada sürgüne gönderilerek) burada yaşamını sürdürdü.
Paşa'nın ailesi ise Hidiv Kasrı'nda 1937 yılına kadar kaldı.
Aynı yıl, İstanbul Belediyesine Hidiv Kasrı'nın satışı gerçekleştirildi.
Uzun süre bakımsız kalan kasır, 1984 yılında Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu adına Çelik Gülersoy tarafından restore ettirildi ve bir süre otel olarak hizmet verdi.
1994-1996 yılları arasında yeniden restore edilen Hidiv Kasrı'nın işletmeciliği, 1996 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kuruluşu olan Beltur'a geçti.

Beykoz;
Boğaziçi'nde Servi Burnu'nun kuzeyinde bulunan bu semtin ismi,
Osmanlı Devleti'nde Kocaeli valilerinin karargahı olmasından gelmektedir.
Balıkçılık burada oldukça gelişmiştir.Kalkan balığı oldukça meşhurdur.
Ayrıca mesire yerleri de meşhurdur ve çok itibar edilir.

Paşabahçe;
Semt ilk olarak Sultan Deli İbrahim'in Sadrazamı olan Ahmet Paşa'nın dikkatini çekmiş ve kendisine burada muhteşem bir yalı inşaa ettirmiştir.
Bu tarihten sonra Paşa'nın yaptırdığı yalı sayesinde Paşa-bahçesi olarak anılmaya başlamış,daha sonra isim Paşabahçe olarak kalmış.
Önceleri sadece Hristiyanların oturdukları bir semt olan Paşabahçe'ye Sultan Üçüncü Mustafa devrinden itibaren Müslümanlarda yerleşmeye başlamıştır.
Burada bulunan ve semtin ismini alan Şişe Cam fabrikalarının ekonomimizde önemli bir yeri vardır.Ne yazık ki semtte ki fabrika da üretim 2002 yılından itibaren durduruldu.
Çevreyi anason kokusu ile dolduran, Tekel'in içki ve ispirto fabrikasını unutmamak lazım.

Kandilli;
İsmini bir rivayete göre Sultan Dördüncü Murad'ın Revan seferinden dönüşünde bir şehzadesinin burada ki bir köşkte doğması ve burada tertib edilen,7 gece süren süren kandil donanmasından almıştır.Asırlar boyunca padişahların çok itibar ettikleri Kandilli,sonraları Fransız ve İngilizlerin tercih ettiği bir semt olmuştur.
Vaniköy;
Sultan Dördüncü Mehmed'in ikinci hocası olan Vani Mehmet Efendi'den ismini almıştır.Şimdi rasathanenin bulunduğu tepede,1911 senesine kadar yangını haber veren toplar atılırdı.

Küçüksu Kasrı;
17.Yüzyıldan başlayarak çeşitli kaynaklarda "Bağçe-i Göksu" adıyla anılan hasbahçenin (bugün Küçüksu Çayırı'nın bulunduğu alan) eşsiz doğal güzellikleriyle ilk olarak Sultan IV. Murat'ın (1623-1640) ilgisini çektiği ve 18. yüzyıl başlarında bu çevrede ilk yapılaşmaların görüldüğü bilinmektedir. Sultan I. Mahmut (1730-1754) bu hasbahçenin deniz kıyısına iki katlı ve ahşap bir saray yaptırmış, bu yapı III. Selim (1789-1807) dönemlerinde onarılarak kullanılmış, Sultan Abdülmecit dönemindeyse (1839-1861) padişahın emriyle yıktırılmış ve yerine bugünkü kargir yapı inşa edilmiştir.
1857 yılında hizmete giren yeni Küçüksu Kasrı'nın mimarı Nikoğos Balyan Kalfa'dır. Bodrumu ile birlikte üç katlı olan yapının bodrum katı mutfak, kiler ve hizmetçi odalarına ayrılmış, öbür katlarsa bir orta mekâna açılan dört oda biçiminde düzenlenmiştir. Dinlenme ve av için kullanılan, bir "biniş kasrı" niteliğindeki bu yapı Sultan Abdülaziz döneminde (1861-1876) elden geçirilmiş, zaman zaman çeşitli onarımlar görerek günümüze kadar ulaşmış, ancak bu arada eski saraylardan kalan ve çeşitli işlevlerdeki eklentilerini kaybetmiştir.

Kanlıca;
Bu semt adını,burada yerleşen Kanglı denen eski bir Türk kabilesinden almıştır.
Sütü ve yoğurdu meşhur olan Kanlıca,bilhassa mesire yerleri ile Boğaziçi'nin en güzide semtlerinden biridir.
*Gemi Kanlıca'da ki iskeleye yanaşınca hemen Kanlıca yoğurdu satan yoğurtçular satış yapmaya başlıyor.Fiyatını sormadan almamanızı tavsiye ederim.

*Resimden de anlaşılacağı gibi Hisar beton yapıların arasında kaybolmak üzere,umarım elde kalan arka tarafta ki yeşil alanda katledilmez.
Anadolu Hisarı;
Osmanlılar’ca Boğaz’da yapılan ve geçişleri kontrol altına almayı hedefleyen ilk hisardır. İstanbul’u fethetmek isteyen ve kuşatan Sultan Yıldırım Beyazıt tarafından, Karadeniz’den Bizans’a gelecek yardımlara engel olmak için 1394’te yaptırılmıştır. Yedi dönümlük alanı kaplayan ve bulunduğu mevkiye adını vermiştir. Bu yapıya II. Mehmed (Fatih) Devrinde "Hisarpeçe", depo ve bazı ikametgah amaçlı yapılar eklenmiştir. 1928 yılında Kandilli Belediyesi tarafından bazı küçük onarımlar yapılmıştır.
1991-1993 yılları arasında Kültür Bakanlığı tarafından bazı onarımlar yapılmıştır.
Bugün Anadoluhisarı, Beykoz Belediyesi sınırları içinde yer almaktadır.
Hisarda taşınır kültür varlığı bulunmamaktadır.
Ziyarete açılmamıştır.
Bugün Anadoluhisarı, Beykoz Belediyesi sınırları içinde yer almaktadır.

Çengelköy;
Bu semtte gemi çapalarının yapılmasından dolayı bu ismi almıştır.
Çengelköy'ün başlıca mesiresi olan Havuzbaşı,Beylerbeyi ve Hudut'tur.
Burada Şeyh Nevres Tekkesi bulunmaktadır.
Geçmişte pek çok Boğaz semtinde olduğu gibi burada sebze ve meyve yetiştirilirdi.
Çengelköy'ün salatalığı çok meşhurdu,kiraz ve ayvası da oldukça lezzetliydi.
Ayrıca 1872 yılında inşa edilen Kuleli Askeri Lisesi halen eğitime devam etmektedir.

Beylerbeyi;
Büyük Konstantinus'un diktirdiği bir haçtan dolayı önceleri İstavroz Bahçeleri adıyla anılan Beylerbeyi Set Bahçeleri'nin güzelliği, bu bölgede Bizanslılar döneminden itibaren görkemli binaların yapılmasına neden olmuştur.
Bölge şimdiki adını Sultan III Murat döneminde (1574-1595) Rumeli Beylerbeyi olan Mehmet Paşa'nın buradaki yalısından almaktadır. Çeşitli dönemlerin yapılarından sonra II. Mahmut döneminde yapılan ahşap sarayın yanmasıyla Sultan Abdülaziz, burada 1861-1865 yılları arasında bugünkü sarayı yaptırmıştır. Mimarı Serkis Balyan'dır ve yapımında beş bin işçi çalıştığı bilinmektedir.

Anadolu yakasının en önemli yapılarından biri olan "Beylerbeyi Sarayı" nın bugüne kadar yalnız Harem ve Selâmlık bölümleri gezilebilmekteydi. Yapılan son çalışmalarla Anadolu yakasının önemli doğal güzelliklerini içeren "Set Bahçeleri" ve sarayın değerli bir bölümünü teşkil eden "Sarı Köşk", "Mermer Köşk" ve "Ahır Köşk" de tümüyle ele alınarak restore edilmiş ve ziyarete açılmıştır.
Yazlık saray olması nedeniyle sürekli oturulmayan Beylerbeyi Sarayı genellikle yaz aylarında, özellikle de yabancı devlet başkanlarının ağırlanmasında kullanılmıştır. Sırp Prensi, Karadağ Kralı, İran Şahı, Fransız İmparatoriçesi Eugenie bunlardan bazılarıdır. Sultan II. Abdülhamit de ömrünün son altı yılını bu sarayda geçirmiş ve burada ölmüştür (1918).
Bu koca tanker gezinin yarısından itibaren bizimle birlikte yol aldı ve bazı resimleri onun yüzünden dik açı ile değil yan olarak çekmek zorunda kaldım.

Kuzguncuk;
Adını,Fatih Sultan Mehmed devrinde buraya yerleşen Kuzgun Baba adı verilen bir veliden alan
semtte,önceleri daha çok Rum ve Yahudiler ikamet ediyordu.
Fakat inşa edilen cami ile Müslümanlarında itibar ettikleri bir yer haline geldi.
Kuzguncuk’un gayrimüslim ağırlıklı bir semt olması nedeniyle burada, 19.yy’ın sonlarına tarihlenen Üryanizade Mescidi ile 1952 tarihli Yeni Cami olmak üzere,yalnız iki cami bulunmaktadır. Üryanizade Mescidi, II. Abdülhamid’in (hd 1876-1909) şeyhülislamlarından Üryanizade Ömer Efendi tarafından yaptırılmıştır.
Şerefesi saçaklı minaresi, İstanbul’daki ahşap minarelerin en zengin ve dikkate değer örneklerinden biridir. Kuzguncuk bir azınlık semti niteliği taşımasına bağlı olarak iki Rum, bir Ermeni kilisesi ve iki sinagog içermektedir.

Saat 18.30-19 gibi Eminönü'nde ki iskeleye yanaştık.
Güzel bir gündü.
Aklımızda güzel anılar, yüzümüzde ve kollarımızda güneş yanığı, Yoros Kalesi'ne hızla çıkıp, inmenin verdiği bacak krampları ile gemiden iniyoruz.
Bu gezide çektiğim tüm resimlerle, Emel Sayın'ın "Kız Sen İstanbul'un Neresindensin?" şarkısı eşliğinde hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz.

Dailymotion;

Boğaz Turu
Yükleyen muhteremlegeziye


You Tube;


27 Eylül 2007 Perşembe

BOĞAZ TURU (2)

ortaköy boğaz turu
Boğaz Turu yazı dizimizin 1. bölümünü Ortaköy ile bitirmiştik.

BOĞAZ TURU

16 Temmuz'da oğlum ve kızımla uzun zamandır istediğimiz ama bir fırsatını bulamadığımız Boğaz turuna çıktık.
Hava çok güzeldi, deniz ve gökyüzü masmaviydi.
Hava sıcak ve güneşliydi hatta akşam eve bir döndük ki hepimizin yüzü ve kolları güneşten yanmış, gözlükler iz yapmış.
Ertesi gün bizi gören "bu kadar nerede yandınız?" diye sordu.
Boğaz turuna çıktığınız zaman bu işin tadı güverte de çıkıyor.
İçeride oturmak hiç eğlenceli değil, manzarayı kaçırmamak için geminin ya üst güvertesini yada yanlarında ki oturma yerlerini tercih etmelisiniz.
Denize yakın olduğu için yan taraflar her zaman benim tercihim.
O gün evden çıkarken Boğaz turu aklımızda olmadığı için Eminönü'nden kalkan son tur saati olan 13.35 vapuruna bindik.
Fiyatlardan bahsetmek gerekirse 1 kişi gidiş dönüş 12.50 Ytl. 3 kişi 37.50 Ytl verdik.
Pazartesi günü olması çok iyi oldu,en azından hafta sonu kadar kalabalık olmuyor.
Tabii gemide ki yabancı turist sayısının, yerli turist sayısını geçtiğini belirtmem lazım.
Yabancı turistler "bosphorus tour" a çok ilgi gösteriyorlar.
Gemiye binmek için kapılar açıldığında herkes en güzel yeri kapmak için yarışıyor.
Saatlere dikkat ettim, elimde ki broşür saat kaçta hangi iskelede olacaklarını yazıyorsa o saatte o iskeleye vardık.
13.35 vapuruna bindik, 15.05'te Anadolu Kavağı'na vardık.
Dönüş için 16.15 ve 17.00'de vapur vardı.
Buraya kadar gelmişken Yoros Kalesi'ne çıkalım dedik, ancak 17'de ki son vapura yetişebildik.
Eğer kaleye çıkmayı planlıyorsanız, Eminönü'nden kalkan 1. veya 2. tura katılın.
Son tura katılıp, birde kaleye tırmanmak, son gemiye yetişebilmek için çok zahmetli ve koşuşturmalı oluyor.

Boğaz turu yazısını hazırlarken acaba nasıl bir yol izlesem diye düşündüm.
Sadece resimleri yayınlayıp, izlenimlerimi mi yazayım yoksa daha açıklayıcı bilgiler de olsun mu? diye düşünürken aklıma evde ki çok severek okuduğum ve sık sık başvurduğum Rehber Ansiklopedisi geldi.
Boğaziçi yazan bölümü bir açtım ki harika bilgiler var.
Boğaziçi'nden kısaca bahsedip, Boğaza kıyısı olan semtlerin isimleri ve o ismi nereden aldığıyla ilgili kısa bilgiler var.
Bende geçtiğimiz ve Boğaziçi'nde yer alan semtleri kısa kısa yazmaya karar verdim.
Hatta bu yazı dizisinin sonunda hazırlayacağım video klibe Emel Sayın'ın "Kız Sen İstanbul'un Neresindensin?" isimli şarkısını ekleyeceğim.


28 Temmuz 2007 Cumartesi

BOĞAZ TURU ve TATİL


Bosphorus Tours
Boğaz turu yazısını bir türlü hazırlayamadım.
Şimdi de 10 günlüğüne tatile çıkıyoruz.
Şimdilik bu resim ve video ile idare edin gelince hepsini telafi edeceğim İnşaallah.
Görüşmek üzere!...

Güncelleme; Boğaz Turu ile ilgili yazı dizimi 3 bölüm olarak yayınladım, bakınız;

Boğaz Turu

Boğaz Turu (2)

Boğaz Turu (3)

İzleyeceğiniz videoda Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün altından geçiş anı yer alıyor.