Yaz aylarında araya giren tatil dönemi sebebi ile blog güncellemek, yeni yazı yazmak çok zor oluyor.
Tatile de çıkıldıysa yazı yazmak iyice güçleşiyor.
Şu anda tatil için şehir dışında olduğum için yayınlanmayı bekleyen yazılar epey birikti.
Fırsat buldukça resim düzenlemelerini yapıp, yazı hazırlamaya çalışıyorum ama İstanbul'da evde olduğum zamanki düzen olmuyor.
Bu olaya birde iyi tarafından bakarsak; bu yaz önce Kastamonu, daha sonra Amasra, sonra tekrar Safranbolu, bugünlerde de Sivas olmak üzere oldukça geniş bir gezi rotası oluştu.
Gezmek, yeni yerler keşfetmek-görmek, gezdiğim yerlerin yazısını yazma heyecanı bambaşka bir şey.
Tabii yazıyı yayına hazır hale getirmek gezmekten daha zor ve daha çok vakit alıyor.
Haziran ayında gerçekleştirdiğim Safranbolu gezisinin yazısını tamamlayamadan, Ağustos ayında tekrar Safranbolu'ya gittim.
Daha önce gitmediğim yerlerine giderek yazı konusunu biraz daha uzatmış oldum.
Fakat güzel bir gelişme oldu, ben daha önceki gidişimde Cinci Han'ın iç mekan fotoğraflarını çekmeye fırsat bulamamıştım.
Ağustos ayında gittiğimde bol bol iç mekanından fotoğraflar çektim.
Bu bölümde göreceğiniz fotoğraflar o güne ait.
Önemli Not;
Bu yazıda görünen, bahsedilen, mekan, firma ve markalarla işbirliğim yoktur, reklam değildir.
Bu yazı, gezi tavsiyesi olarak hazırlanmıştır.