İSTANBUL'DA ERGUVAN ZAMANI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İSTANBUL'DA ERGUVAN ZAMANI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2013 Çarşamba

İSTANBUL'DA ERGUVAN ZAMANI-2013

 
Nisan ayı İstanbul'a bambaşka bir hava veriyor.
Her yerde rengarenk laleler, nergisler, sümbüller ve daha nice çiçekler ortalığı şenlendiriyor.
Nisan demek, aynı zamanda mor rengi ile kendini hemen fark ettiren erguvanların, mor salkımların ve leylakların da zamanı demek.
3 yıldır erguvan zamanı çektiğim resimleri buradan paylaşıyorum.
İlk yıl Mini Boğaz Turu'na çıkarak Boğaziçi'nde ki erguvanların resmini paylaşmıştım.
Geçen yıl gittiğim parklarda ki erguvanların resimlerini paylaştım.
Bu yıl fazla dolaşıp, gezme fırsatı bulamadığım için sadece Emirgân ve civarında çektiğim erguvan resimlerini paylaşıyorum.
1. resimde, yolun alt tarafında görünen Müşir Fuat Paşa Yalısı  10 Nisan'da büyük bir yangın tehlikesi atlattı.

Diğer Erguvan resimlerim için, bakınız;







Tepenin üzerinde görünen kule, Hidiv Kasrı






Erguvan mevsimi aynı zamanda Mor Salkım mevsimidir, kayıtsız kalamayacağım güzellikte mor salkımlarla karşılaşınca resimlerini çektim.















Yeni bir gezi yazısında görüşmek üzere...

30 Nisan 2012 Pazartesi

İSTANBUL'DA ERGUVAN ZAMANI

Erguvan'ın zamanı geldi, ağaçlar en güzel hallerine büründü.
Yeşile bürünmüş doğaya biraz renk geldi.
Ben geçen hafta lale resmi çekmek için gittiğim Hidiv Kasrı Korusu ve Emirgân Korusunda Erguvan ağaçlarının da resmini çektim.
Lale mevsimi geçtiği için Lale resimlerini daha sonra yayınlayacağım ama Erguvanlar için henüz çok geç değil, süre dolmadan çok geç kalmadan en güzel erguvan ağaçlarının bulunduğu parklara ya da kısa bir Boğaz turuna çıkın.
Geçen yıl Erguvan resmi çekmek için kısa Boğaz turuna çıkmıştım, bakınız;




ERGUVAN;
Erguvan (Cercis siliquastrum), baklagiller (Fabaceae) familyasından, 10 metreye kadar boylanabilen, tek gövdeli, yaprak döken, çalı görünümünde bir ağaççıktır.
Yapraklar karşılıklı, basit, dairemsi 7-12 cm kadardır. Dip kısmı kalp şeklinde, ucu yuvarlak, kenarlar tamdır. Gençken kırmızımsı-mor daha sonra mavi-yeşile döner. Yüzeyi dalgalı düşmeden önce sarıdır. Çiçekler 1,5-2 cm uzunluğunda kırmızı-mor 3-6 tanesi birarada bulunur. Meyve legümen (fasulye biçiminde) olup, 7-10 cm uzunluğundadır. Diğer bir önemli özelliği de toprağa azot bağlamasıdır.
Erguvan meyveleri fasulye görünümünde, 9-10 cm. uzun, 2-5 cm. geniş, kızılsı kahve renginde, karın çizgisinde dar ve uzunca kanat bulunur. Tohumu boldur. Sonbaharda olgunlaşan meyve kış boyunca bitki üzerinde kalır. Nisan-Mayıs ayında açan çiçekleri hermafrodit olup yapraklanmadan önce açarlar. Uzun saplı olan çiçekler 3-8 çiçekli salkım kuruluşunda ve erguvan kırmızısı rengi ile çok dekoratiftir.
Işık ağacıdır. Kışın donlardan bazen etkilenir. Anavatanı Güney Avrupa ve Batı Asya'dır. Türkiye'de Ege ve Marmara Bölgesi'nde yayılış yapar. Tohum ve çelikle üretilir. Tohumlarda kabuk sertliğinden kaynaklanan çimlenme engeli vardır. Tohumlar 2-3 dakika sıcak su ve 24 saat ılık suda bırakıldıktan sonra ilkbaharda ekilir. Çelikle üretim Temmuz-Ağustos aylarında alınan yarı odunsu çeliklerle yapılır.
Erguvan, yapraklanmadan önce Nisan ayı sonuyla Mayıs ayı başında yalnızca birkaç haftalığına baharın müjdecisi kabul edilen morumsu pembe renkte çiçekler açar. Bazı Hıristiyan inanışlarına göre İsa'nın ihanet eden havarisi Yahuda kendini bu ağaca asmıştır. Efsaneye göre bu olaydan sonra önceleri beyaz olan erguvan çiçekleri utançtan ya da kandan kırmızıya dönmüştür. Yazın sap kısmından girintili yuvarlak yaprakları olur. Sonbaharda ise fasulye benzeri tohumlar bırakır.
Erguvan çiçeği havaların güzel gitmesi durumunda bazı sonbaharlarda da açar.

Erguvan'a Atfedilen Anlamlar ve Tarihteki Yeri;
Erguvan, İstanbul'u, özellikle de İstanbul boğazını bahar aylarında kendine has mor rengine büründürür. Bizans ve Hristiyanlığın önemli imgelerindendir. Erguvan moru Bizans hükümdarlarının kıyafetlerinde kullanılan bir renktir. Doğal yollarla üretilen en zor renk olduğu için, bir zenginlik ve güç belirtisiydi; imparator dışında hiç kimse mor pelerin takamazdı.
Erguvan, yüzyıllar boyu Bursa şehrinin de simgesi olmuştur. Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezit'in damadı Anadolu erenlerinden Emir Sultan'ın her yıl erguvan açma mevsiminde Bursa'da müritleriyle buluşması nedeniyle 14. yüzyıldan itibaren düzenlemeye başlanan erguvan şenlikleri, şehrin ekonomisine olumlu etkilerinden dolayı 19. yüzyıla kadar gelenek olarak sürdürülmüştür; günümüzde bu şenlikleri yeniden canlandırma çabası vardır.
*Bilgiler Vikipedia’dan alınmıştır.

Saffet Emre Tonguç'un "Boğaziçi'nin En Güzel Erguvan Gözlemi Noktaları" yazısını okumak için, tıklayın.























Bundan sonra ki resimleri Hidiv Kasrı'nın da içinde olduğu Çubuklu Korusu'nda çektim.



Hidiv Kasrı'na gittiğim günler Lale zamanıydı, o günün resimlerini buradan görebilirsiniz.








Bugünler de hep Erguvan zamanı olduğundan bahsediyoruz ama Mor Salkım'ların da en güzel mevsimindeyiz.
Rengi yüzünden Leylak'la karıştırılsa da Mor Salkım bambaşka bir sarmaşık cinsidir.
Şimdi pek çok yerde harika rengi ve üzüm gibi salkım hali ile herkesin dikkatini çeken Mor Salkım resimlerini de paylaşmak istiyorum.




Erguvanlarla ilgili yazıyı videosuz bırakmak istemedim, iyi seyirler;


İstanbul'da Erguvan Zamanı 2012 ile muhteremlegeziye