14 Nisan 2009

YILDIZ PARKI KORUSU

3-4 yıldır Mart sonu ve Nisan ayının başında İstanbul'da laleler ortalığı şenlendirir.
Bu yıl Nisan ayında havalar İstanbul'da oldukça soğuk geçiyor.
Havaların soğuk olmasının etkisiyle lalelerin çoğu henüz açamadı.
Lale şenliğide geçen yıl ki gibi festivallerle kutlanmadı ve duyurulmadı.
Sanırım Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş seçim stresini henüz üzerinden atamadı.
Geçen yıl havaların sıcak olmasının etkisi ile laleler Nisan'ın ortasında ömürlerini tamamlayıp,yapraklarını dökmüşlerdi.
Bu yüzden bende Cumartesi günü "bu yıl henüz hiç lale görmedik,yaprakları dökülmeden lale görelim"diyerek kızımla lalelerinin meşhur olduğu parklardan birine gitmeye karar verdik.

Her yıl Lale görmek için gittiğimiz Emirgan - Çamlıca - Gülhane - Sultanahmet'ten başka bir yere gidelim dedik.
Yıldız Parkı'nın da lalelerinin meşhur olduğunu duymuştum.
Üstelik biz daha önce hiç Yıldız Parkı'na gitmemiştik, bir değişiklik olur diyerek kızımla yola çıktık.
Anlaşılan pek çok İstanbul'lu bizim gibi düşünmüştü, havanın güneşli olmasını fırsat bilip, gezmek için yollara dökülmüştük.
Yollar-meydanlar-araçlar-toplu taşıma araçları her yer tıklım tıklım doluydu.
Eminönü'nden Beşiktaş'a yada Ortaköy'e vapur seferi olmadığı için mecburen hep kara taşıtlarını kullandık ve trafikte sıkışıp, kaldık.
Acaba geri dönsek mi? diye bile düşündüm.
Saat 14.30'da Beşiktaş'ta otobüsten inip, arada ki mesafeyi yürümeye başladık.
Çırağan Sarayının karşısında ki İlçe Emniyet Müdürlüğünü ve Küçük Mecidiye Camisini görünce "tamam dedik, hedefe vardık".
Parkın girişi bu iki yapının arasında kalıyor.
Parka ulaşım için size, sahil boyunca giden otobüslerden birini tercih etmenizi ve parkın girişine en yakın durak olan "Yahya Efendi" durağında inmenizi tavsiye ederim.
YILDIZ PARKI'NA TOPLU TAŞIMA İLE ULAŞIM;
Sahil boyunca giden otobüs hatları;
Hat No            Hat ismi  
30D     DEREBOYU - YENİKAPI     
DT2     ORTAKÖY-DEREBOYU- TAKSİM             
57UL   BEŞİKTAŞ - KURUÇEŞMEÜSTÜ    
40T      İSTİNYE DEREİÇİ-TAKSİM            
22        İSTİNYE DEREİÇİ - KABATAŞ       
DT1     ORTAKÖY-DEREBOYU- TAKSİM             
U1       BEŞİKTAŞ - ORTAKÖY-ZİNCİRLİKUYU METROBÜS   
22RE   FATİH SULTAN MEHMET - KABATAŞ     
42T      BAHÇEKÖY-TAKSİM          
25E      SARIYER - KABATAŞ          
40        SARIYER - TAKSİM

Sahil boyunca giden hatlardan örnek olarak 30 D-DEREBOYU-YENİKAPI Otobüs hattının güzergahını üstte ki krokide görebilirsiniz.
30 D-DEREBOYU-YENİKAPI
Gidiş Yönü
Durak Adı / Bulunduğu ilçe     
1          VADİ /Beşiktaş                     
2          GÜL /Beşiktaş           
3          VADİ PARK /Beşiktaş                     
4          DEREBOYU /Beşiktaş                      
5          ZÜBEYDE HN.KIZ LİSES /Beşiktaş           
6          KABATAŞ LİSESİ /Beşiktaş            
7          GALATASARAY ÜNV. /Beşiktaş               
8       YAHYA EFENDİ /Beşiktaş           
9          ÇIRAĞAN /Beşiktaş             
10        BEŞİKTAŞ B.ÜNİVERSİT /Beşiktaş           
11        AKARETLER /Beşiktaş                    
12        KABATAŞ /Beyoğlu             
13        FINDIKLI /Beyoğlu              
14        SALIPAZARI /Beyoğlu                     
15        TOPHANE /Beyoğlu             
16        KEMERALTI /Beyoğlu                     
17        KARAKÖY /Beyoğlu           
18        EMİNÖNÜ TRANSİT /Fatih            
19        RAGIP GÜMÜŞPALA CAD. /Fatih             
20        UNKAPANI /Fatih               
21        MÜZE /Fatih             
22        İST.BÜYÜKŞEHİR BELED /Fatih               
23        ORUÇGAZİ İÖO. /Fatih                  
24        YENİKAPI-İSTASYON /Fatih               
25        YENİKAPI /Fatih                  

Tabanlar hazır yürümeye alışmışken, yokuşu tırmanmak zor olmaz sandım ama pek kolay olmadı.

Sık sık resim çekme-soluklanma molaları vererek o muhteşem yokuşu çıkmaya başladık.
Bir kaç yerde piknik masaları vardı, oralarda durup, dinlendik.

Girişin biraz ilerisinde geyik heykeli var.

Ağaçların çoğu henüz yeşillenmemiş, yol kenarlarında öbek öbek çiçekler ve laleler var ama bence Emirgan'ın laleleri kadar gözalıcı değiller.

Park hakkında biraz ansiklopedik bilgiler verelim;
YILDIZ PARKI KORUSU;
Beşiktaş ile Ortaköy arasında yer alan yaklaşık 46 hektarlık alanı ile
kent içerisindeki en büyük koru olan Yıldız Parkı,
çeşitli tarih kaynaklarında adı geçen defne ormanları ve
mitolojik öykülerdeki “Pan”ın Boğaziçi’nde flütünü çaldığı yeşillikler
olarak da biliniyor.
Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) dönemindeki kayıtlarda ilk kez
ismine rastlanan ve 1600’lü yılların başında “Kazancıoğlu Bahçesi
olarak anılmaya başlanan Yıldız Korusu,
lale devrinin masalımsı “Çerağaneğlenceleri”nin düzenlendiği
yer olarak da tarihte yer alıyor.
Yıldız Köşkü’nün de içinde yer aldığı korulukta,
yeniçeri teşkilatı kaldırıldıktan sonra kurulan Asakir-i Mansureyi Muhammediye’nin
eğitimlerinin de burada yapıldığı biliniyor.
Bezm-i Alem Sultan’ın da bir kasır inşa ettirdiği ve Sultan Abdülaziz’in ise
Çırağan Sarayı’nı yaptırdıktan sonra kendisinin de hayran kaldığı bu koruluğu,
bugünkü ana cadde üzerinde bir kısmı halen ayakta duran taş ve
mermer işlemeli köprüyle saraya bağladığı ve o dönemde sadece padişah ile
yakın çevresinin kullanabildiği korunun “Mabeyn Bahçesi” adı ile
anıldığı kaydediliyor.
HER METRE KARESİNE ALTIN DÖKÜLDÜ
Tahta çıktıktan sonra Yıldız Sarayı’na yerleşen II. Abdülhamid’in
Malta, Çadır, Şale, Kaskat, Limonluk, Set ve Cihannüma köşkleri ile
Saray Tiyatrosu’nu inşa ettirirken,
yerli ve yabancı uzmanlara büyük paralar harcayarak düzenlettiği
koru için hatıra defterinde “her metre karesine altın döküldü” ifadesine yer verdiği biliniyor.
Cumhuriyetin ilanından sonra da Yıldız Korusu’nda yeni
düzenlemeler yapılırken, 1925’te bir İtalyan işletmeciye verilen ve
bir casino olarak kullanılan Şale Köşkü,
Atatürk’ün emriyle bu işletmeciden alınıp boşaltılarak
yanlış bir kullanımın önüne geçildi.
1930’larda Yıldız Sarayı kompleksi üç bölüme ayrılırken,
1978’de Harp Akademisi’nin kendisine ayrılan bölümden
ayrılmasıyla burası Kültür Bakanlığına bağlandı.
Şale Köşkü TBMM’ye, koruluk ile içindeki Malta ve Çadır köşkleri ise
İstanbul Belediyesine verildi.
İmzalanan bir protokolle, 1940’tan itibaren koru “Yıldız Parkı” adını aldı.
1960-70’li yılları arasında bakımsız kalan park,
1979 yılında Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Genel Müdürü Çelik Gülersoy
ile İstanbul Belediye Başkanı Aytekin Kotil arasında imzalanan protokolle,
içindeki köşkler restore edilerek yeniden düzenlendi ve kullanıma açıldı.
400 YILLIK AĞAÇLAR
1994’te kira mukavelesi yenilenmeyerek kullanımı
İstanbul Büyükşehir Belediyesine geçen köşkler ve parkta,
aralarında 400 yıllık olanlarla birlikte nadir bulunan sekoyaların yanı sıra çamlar,
sedirler, köknar, ladin, dişbudak, porsuk, ardıç, akçaağaç,
meşe, yalancı akasya, sofora, at kestanesi, menengiç,
Çin şemsiye ağacı, Amerikan lale ağacı, acem dutu,
sabunağacı, kaymakağacı ve oya ağacı gibi çoğunluğu yabancı kökenli
120’den fazla egzotik ağaç ve çalı türü bulunuyor.
Üstte ki bilgi bu adresten alınmıştır.

Bu bilgi de İstanbul Valiliğine ait bu sayfadan alınmıştır.
Yıldız Parkı, İstanbul ilinin Beşiktaş ilçesinde yer alan tarihi bir parktır.
Yıldız Sarayı ve Çırağan Caddesi arasında yer alır.
Çırağan Sarayı'nın karşısındadır.
İçinde Malta köşkü ve Çadır Köşkü adı altında iki tane köşk vardır.
Osmanlı döneminde, özellikle 1600'lerin başlarında ön plana çıkmaya başladı.
O zamanlar Kazancıoğlu Bahçesi adını taşıyan ve bu ailenin mülkü olan topraklar padişah IV. Murat tarafından satın alınarak kızı Kaya Sultan'a hediye edildi.
Lale Devri döneminde süsleme zevkine dayalı düzenlenen çırağan alemleri sırasında çeşitli eğlencelere mekan olmuştur.
1925’te bir İtalyan işletmeciye verilen ve bir casino olarak kullanılan Şale Köşkü, Atatürk’ün müdahalesiyle bu işletmeciden alınmıştır.
Yıldız Parkı1930'larda üçe bölünerek; Tepe kısmındaki yapılar Harp Akademisi'ne
ayrıldı (1978'de Kültür Bakanlığı'na bırakıldı)
Yine duvarın arkasında kuzey yönünde yer alan Şale Köşkü TBMM'ne bırakıldı.
Duvarın deniz tarafındaki koruluk ve içindeki Çadır ve Malta Köşkleri ise
İstanbul Belediyesi'ne verildi.
Önce Çırağan Sarayı'nın arka bahçesi, sonra da 1877'den itibaren
genişletilmesine geçilen Yıldız Sarayı'nın dış koruluğu olan yeşillik,
1940'tan sonra Yıldız Parkı olarak adlandırıldı.
1960'lı ve 1970'li yıllarda bakımsız bırakılan koruluk tam bir cangıla dönüştü ve
bir takım ziyaretçi tipleri ile kötü bir şöhret kazandı.
1979'da Türkiye Turing ve Otomibil Kurumu (TTOK) ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi
arasında imzalanan bir sözleşmeyle Malta ve Çadır köşklerinin onarımıyla beraber
Yıldız Parkı'nın bütün bakımı 15 yıllığına bu kuruluşa bırakıldı.
1994 yılında anlaşmanın yenilenmemesi üzerine kullanım hakkı tekrar
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne geçti.

Arazinin meyili bu resimlerden belli oluyor.












Bugünler de içinde su bulunmayan dereyi geçmek için 2-3 adet köprü yapılmış.








Sonunda yokuşu bitirdik, köşk,cafe ve havuzun olduğu bölüme ulaştık.

Havuzun kenarında ki laleler daha çok açmışlar.

Yukarıdan baktığınızda biraz Boğaz'ı ve Boğaz Köprüsünü görebiliyorsunuz.

Havuzun sempatik ördekleri büyük küçük herkesin ilgisini çekiyor.












Bu lale heykelleri geçen yıl düzenlenen "Laleler Heykel ve Tasarım" sergisinden kalma.
Sergi ve eserler hakkında ayrıntılı bilgiyi buradan öğrenebilirsiniz.



Üstte gördüğünüz cafenin adı; Ada Cafe.
Kızımla çay molası verip çaylarımızı burada içtik.
Cafede içecek dışında fast food-döner,tatlı ve pasta bulmak mümkün.
Fiyatlar makul, servis elemanları güler yüzlü ve hızlı.

Koruda çok değerli ağaçlar var.
Genellikle lalelerin arasında görmeye alıştığımız tabelalar ağaçlar içinde hazırlanmış.
Üstte ki ağacın dibinde ki tabelada "Acer Saccharum-Şeker Akça Ağacı" yazıyor.

Manolya'lar da açmaya başlamış.






Cafeden çıktıktan sonra yukarıya doğru yürüdük.
İleride ki yol ayrımında sağda Yıldız Porselen, solda Yıldız Şale Köşkü vardı.
Aslında Porselen fabrikasını da çok istiyordum ama vakit yoktu, İnşallah bir daha ki sefere Yıldız Porselene gitmek kısmet olur.
Biz müze olan köşkü tercih ettik ve kapanmasına yarım saat kala son guruba dahil olmayı başardık.
Yıldız Şale Köşkü ile ilgili resimleri ve izlenimlerimi daha sonra yayınlayacağım.

Yıldız Parkı'nda çektiğim resimlerle birde video hazırladım, iyi seyirler;

Yıldız Parkı Korusu 2009
Yükleyen muhteremlegeziye
Görüşmek üzere!....

6 yorum:

  1. ellerinize emeklerinize sağlık çok güzel bir tanıtım olmuş.

    YanıtlaSil
  2. çk gzl br yr bz ory gtmk istyrz.gzl br yre bnzyr bnce XD

    YanıtlaSil
  3. eminönünden nereye biniyoruz ve nerde inmemiz gerekiyo otobüs hakkında bilgi verirseniz çok sevinirim. teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Kusura bakmayın bir kaç gündür gezi sayfama girmediğim için cevabım gecikti.
      Genellikle bir yeri, ya da parkı tanıttığım zaman ulaşım bilgilerini de yayınlarım ama bu yazıda ayrıntılı bir tarif vermemişim.
      Sizin sorunuzdan sonra fark ettim, hemen yazıya da toplu taşıma ile ulaşım bilgilerini ekliyorum.
      Eminönü'nden Yıldız Parkı'na gidecek araç bulmak biraz zor oluyor.
      Size tavsiyem Kabataş'a gidip, sahil boyunca giden bir otobüse binin ve Çırağan Sarayı'nın biraz ilerisinde ki "Yahya Efendi" durağında inin.
      Parkın girişi, Çırağan Sarayının karşısında ki Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğünün ve Küçük Mecidiye Camisinin arasında yer alıyor.
      Yıldız Parkı'nın önünden geçen otobüs hatlarının isimlerini ve numaralarını yazıya ekleyeceğim, onları kullanabilirsiniz.

      Sil
  4. resim çekmek ve oraya giriş ücretli mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Fatma Hanım,
      Yıldız Parkı'na yaya olarak giriş ücretsiz ama araba ile girerseniz park parası alıyorlar.
      Parkın içinde resim çekmek ise ücretsiz, istediğiniz kadar çekebilirsiniz.

      Sil

Yorum yazmak için;
Google hesabınız yoksa "Adsız" bölümünü işaretleyerek
yorumunuzu yazabilirsiniz.