17 Ekim 2011 Pazartesi

KASTAMONU KASABA KÖYÜ-MAHMUT BEY CAMİİ

Muhterem'le Geziye
Mahmut Bey Camisi, Kastamonu'nun Merkez İlçesine bağlı Kasaba Köyü'nde 1336 yılında yapılmış.
Ahşap sanatının en güzel örneklerinden birisi olan camii iç mekanın da hiç çivi kullanılmadığı için "çivisiz camii" olarak ta biliniyor.
Kastamonu'ya her yıl gittiğimiz halde, yol güzergahımız farklı yönde olduğu için ne yazık ki camiyi ziyaret edememiştik.
Bu yıl oğlumun sayesinde bu tarihi yapıyı görmek kısmet oldu.
Pek çok resim çektim fakat iç mekanda flaş kullanmak yasak olduğu için iç mekan resimleri biraz bulanık çıktı.
Ayrıca bütün resimleri kullanarak video hazırladım, yazının sonunda videoyu izleyebilirsiniz.

15 Ekim 2011 Cumartesi

DADAY ALİŞLER ETLİ EKMEK SALONU

Kastamonu tatilimizin son haftaları Ramazan ayına denk geldi.
Ramazan'dan 1 gün önce oğlum bizi görmeyi çok istediğim Daday Kasaba Köyü Mahmut Bey Camisi'ne götürdü.
Önce camiyi gezdik, dönüşte oğlumun "etli ekmek Daday'da yenir" önerisi ile Daday ilçe merkezine giderek etli ekmek yedik.

Etli ekmek için ilçe merkezinde ki Alişler Etli Ekmek Salonunu tercih ettik.

Nezih, şık ve temiz bir ortamı var.
Kapalı salonların dışında bahçede ve üst balkonda da masalar var.
Yaz aylarında en çok açıkta ki maslara tercih ediliyor.

Etli ekmek porsiyonları bugüne kadar gördüğüm en büyük etli ekmek porsiyonuydu.
Bir porsiyon, çok aç olsanız bile fazlası ile yetiyor.

Etli ekmeğin yanında açık ayran tercih ettik.
3 kişi için 30 lira civarında bir hesap ödedik.
İç malzemesinin lezzeti ve hamurunun çıtırlığı ile etli ekmek nefisti.






Tesisin bahçesinde büyük bir süs havuzu var.










Bu resimleri Daday'a giderken çektim.










Yol boyunca yemyeşil ağaçların arasından geçerek ilerliyoruz.



Dönüş yolunda uzaktan görüntülediğim, Kastamonu Kuzeykent.

Kastamonu Üniversitesi, yeni yapılan binaları ile gelişmeye devam ediyor.

Bir sonra ki yazımızın konusu Daday Kasaba Köyü'nde bulunan, tarihi Mahmut Bey Camii üzerine olacak.
Görüşmek üzere...

6 Ekim 2011 Perşembe

ÇATALZEYTİN İSMAİL KÖYÜ-2011

Bu yıl ki tatilimizin 1 haftasını köyde geçirdik.
Ramazan ayına denk geldiği için gündüzlerimiz oruçlu geçti.
Bir kaç akşam akrabalarımıza iftara gittik, gündüzleri ise evimizin inşaatı için çalıştık.
Farklı yerlere gitmeye fırsat bulamadık.
*Resimde görünen ev, eşimin doğduğu ev.

Bu bölümde köyden manzara resimlerine yer verdim, bir önce ki bölümde yayınladığım çiçek ve doğa resimlerini görmek için, tıklayın.



























Son yıllarda köye gittiğimiz zaman bizi yalnız bırakmayan köyün kedisi Yalangaç bu yıl hiç ortalıkta görünmedi.
Oysa biz ona çok alışmıştık, yokluğunu çok hissettik.
Bakınız; Köydeki Kedimiz Yalangaç ve Yavruları
Üstteki kedi hergün gelsede soğuk tavırları ile kendisini hiç sevdirmedi.










Bu mürdüm erikleri evimizin önünde ki ağaçta yetişiyor.
Biz köydeyken henüz olmadığı için yiyemediğimiz eriklerden annem İstanbul'a dönerken getirdi.
Hem meyve olarak yedik, hemde kek ve reçel yaptım.
Mürdüm eriği ile hazırladığım tarifleri görmek için, bakınız;






Bizim köyde olduğumuz günlerde cevizler henüz olmamıştı.

Vişne ile dolu vişne ağacı.


Dağların arkasında ki bulutların güzelliğine bakar mısınız, yoğun kütleli bembeyaz bulutlar her zaman seyrine doyulmaz bir güzellik sergiliyorlar.




Köyde, gece gökyüzü şehirde ki halinden daha farklı oluyor.
Fazla ışık olmadığı için gökyüzü daha karanlık, yıldızlar ise çok canlı ışıl ışıl oluyor.
İnsanı uzay boşluğuna düşmüşçesine ürperten bir gökyüzü görüyorsunuz.
Seneye yıldızların resmini ışıl ışıl gerçek haliyle çekebilirsem buradan yayınlarım.

Bu yıl pek çok bahçede bu manzaraya rastladık.
Çardaklara yada yüksek bir yere asılan içi su dolu poşetler sivrisineklerin gelmesini önlüyormuş.
Görüşmek üzere.....