Geçen hafta eşimle çıktığımız Kemerburgaz gezisinden dönüyorduk ki, Atatürk Arboretumu'nun önünden geçerken buraya da girmeye karar verdik.
Bizim gittiğimizde saat öğleden sonra 3'e geliyordu, trafiğe de yakalanmak istemediğimiz için mümkün olan en hızlı bir şekilde dolaştık.
Burayı gezmek için 1-2 saat değil, bütün bir günü ayırsanız ancak tam olarak bitirebilirsiniz.
Biz tam olarak orman kısmına girmedik, daha çok göletin ve diğer iki havuzun civarında dolaştık.
Fakat gerek çevre düzenlemesi, gerekse incelenecek ağaç ve bitki sayısının çokluğu sebebi ile görmediğimiz yada fark edemediğimiz pek çok şey kaldığını düşünüyorum.
Özellikle orman bölümünde ki gözetleme kulesini göremediğim için üzgünüm.
İnşallah birde bahar aylarında gideriz, bir de çiçeklenmiş olarak etrafın resimlerini çekerim, gözetleme kulesini o zaman görebilirim.
Fakat şunu belirtmeliyim ki sonbaharda gittiğim için hiç pişman değilim.
Sonbaharın sağladığı sarı-turuncu-kızıl-kahverengi renk cümbüşünü diğer mevsimlerde göremezsiniz.
Canlı ağaç müzesinde hızlı bir şekilde 2 saat dolaşmış olabilirim ama bu vakit darlığı benim 230 adet resim çekmeme engel olmadı.
Düzenlemelerle bu sayıyı 150'ye indirdim, her bölümde 50 adet yayınlamak üzere resimleri 3 bölüm halinde yayınlayacağım.
Eğer resim çekmeyi seviyorsanız size tavsiyem bugünlerde muhteşem görüntüler yakalayabileceğiniz Atatürk Arboretum'unu mutlaka ziyaret edin.
Not; Profesyonel çekimler için belli bir ücret karşılığı idareden izin alınması gerekiyor.
*Müze hakkında ki bilgiler resmi Web sitesinden alınmıştır.
Arboretumlar bilimsel araştırma ve gözlem amacıyla orijini ve yaşları belli, her biri doğru ve dikkatli bir şekilde bir araya getirilmiş olan çoğunluğu ağaç ve diğer odunsu bitki taksonlarının uygun seçilmiş alanlarda yetiştirilip sergilendiği tabiat parçalarıdır. Başka bir açıdan bakıldığında arboretumlar eğitim ve bilimsel yanları ağır basan bilgi, emek ve sabırla meydana getirilmiş birer canlı bitki müzeleridir.
ATATÜRK ARBORETUMU'NUN KISA TARİHÇESİ
Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayrettin KAYACIK' ın1949 yılında Orman Genel Müdürlügü'ne Bahçeköy'de bir arboretum kurmaönerisinin uygun karşılanmasıyla, Orman Fakültesi ve Bahçeköy Orman İşletmeMüdürlüğü'nün ortaklaşa çalışması sonucu Büyükdere-Bahçeköy-Kemerburgaz asfaltıkenarındaki 38 Ha.lık bir alanda arboretum kurma çalışmalarına başlanmıştır.Daha sonra arboretumun projesini hazırlaması için Sorbon Üniversitesi BotanikBahçesi enspektörlerinden Mösyö Camille GUINET İstanbul'a davet edilmiştir. Mr.GUINET'in çalışmaları 1959-1961 yılları arasında aralıklı olarak devam etmiştirve Atatürk Arboretumu'nun yol ağını planlamıştır. Gerekli ödeneklersağlanamadığından proje hazırlanması yarım kalmış ve Mr. GUINET'ten geriye yolşebekesini içeren ve yollar ile ayrılmış dünya bitki bölgeleri kalmıştır. Ayrıcabu birimlerde yer alacak ağaç türlerinin latince adlarını içeren listelerini dedüzenleyerek bırakmıştır.
1982 yılına kadar alt yapı ve dikim çalışmaları yavaşta olsadevam etmiştir. Bu tarihte Atatürk'ün 100. doğum yılı kutlamaları nedeniyleAtatürk Arboretumu adını almış ve 12.7.1982 tarihinde de Orman Bakanlığının enküçük idari birimi olan İşletme Şefliği statüsü kazanmıştır.Atatürk Arboretumu hafta içinde ziyarete açıktır.
Giriş ücreti: Öğrenci 1 Lira, Şahıs 2 Lira.
Ancak hafta sonları veresmi tatil günleri sadece serbest giriş kartı alanlar girebilir.
Hafta sonları girişe kapalı olmasının sebebi;
Yedi piknik alanı ile İstanbul'un rekreasyon ihtiyacınıkarşılayan Belgrad Ormanı'nın bir parçası üzerinde yer alan Arboretum özelliklebahar ve yaz aylarında yoğun piknik baskısı altındadır. Koruma faaliyetleriniyürütecek eleman azlığı ve bu piknik baskısı haftasonu ziyaretlerinin şimdilikyalnızca kontrollü olarak yapılmasını olanaklı kılmaktadır.
Serbest girişkartı ücret karşılığında yıllık verilir ve aileye geçerlidir.
Her yılyenilenmesi gerekir. Giriş Kartı başvurusu için tıklayın.
Okul, kulüp, şirket, dernekler gibi grup ziyaretleri ücretli olup, öncedentelefonla randevu alınması gereklidir.
Gruplara gezi başlangıcında arboretum vebitkiler hakkında bilgi verilir.
Randevu almak için 0(212) 226 19 29 nolu telefonu arayabilirsiniz.
Özel araçla ulaşım;
(Maslak-Sarıyer İstikameti-Orman Bölge Müdürlüğü-HacıOsman-Orman İçi Bahçeköy Kilyos Yolu-Bahçeköy)
Belediye araçlarıylaulaşım;
(Taksim-Beşiktaş-Ortaköy-Bebek-İstinye-Tarabya-Çayırbaşı-Bahçeköy)
42 4.LeventMetro-Bahçeköy
(4. LeventMetro-Maslak-İstinye-Yeniköy-Tarabya-Çayırbaşı-Bahçeköy)
42M 4.LeventMetro-Bahçeköy
(4. Levent Metro-Maslak-Orman Bölge Müdürlüğü- HacıOsman-Çayırbaşı-Bahçeköy)
153 Sarıyer-Bahçeköy
(Sarıyer-Büyükdere-Çayırbaşı-Bahçeköy)
42HM Hacı Osman Metro- Bahçeköy
(Hacı Osman Metro-Çayırbaşı-Bahçeköy)
42R Bahçeköy -Rumelihisarüstü
(Rumelihisarüstü-Baltalimanı-Ferahevler-HacıOsman-Çayırbaşı-Bahçeköy)
Ulaşım haritasını görmek için, tıklayın.
Müzenin en güzel yerlerinden birisi girişin sol tarafında olan bu küçük göletin olduğu yer.
Kızıl ağaçların oluşturduğu harika görüntüler, gölet, ördekler, ortam çok güzel.
Bu küçük kulübenin üzerine isim yazanlar emin olun kulaklarınız çok çınlıyor!...
Göletin ve kulübenin civarına renk veren, sonbaharda yaprakları kızıla dönen bu ağacın ismi;
Amerikan Bataklık Servisi ( Taxodium distichum (L.) Rich)
Yerde ki yapraklar bile rengarenk.
Yere biraz dikkatlice baktığınızda Çiğdem'leri görebilirsiniz.
2. Bölümde görüşmek üzere!...












































7 yorum:
Muhterem Abla bunlar ham fotoğraf mı? Herhangi bir renk ayarlaması filan var mı? Hepsi muhteşem. Hayran kaldım. Ellerine sağlık.
bi gidemedim ya buraya çatlıcam
Canım,
emeğine sağlık. Bu fotoğraflar beni mest etti. Bence cennet böyle bir yerdir. İnsanın nefesi kesiliyor. Burayı gördükten sonra enerjin tamamen fullemiştir.
Paylaşım için teşekkürler.
Sevgiyle kal.
yüce rabbim...
nelere kadirsin...
nasıl güzell görüntüler bunlar ablacım...
mest oldum inanın....
aklıma kazınan bu görüntülerin canlı halini de görmeyi de öyle çok isterim ki..
:))
hele ki o şirin ev..uzaktan görüntüsüne bitmişken,yakından çekilmiş resimlerde ki insanlık ayıbı beni çok üzdü..
ne geçer analmıyorum ellerine bu sorumsuz dawranışı yapanların...
yerdeki o rengarenk yapraklar...
offf ki ne of..
ablacım müsaden ile ben yorumumu bırakıp bu görsel şölene dewam etmek istiyorum müsadenizle:)
yüreğinize sağlık...
:)
istanbulda burayı çok seviyorum ve gelip ömrümü o kulübede geçirmeyi düşünüyorum. :)
Urfa Tutkunu'na;
Sevgili Aslıhan,
Bu resimleri fotoğraf makinesinin "çiçek" ayarı ile çektim.
Çiçek ayarında renkler daha canlı ve doygun renkle çıkıyor.
Küçük kulübenin orada çektiğim videodan ortamın gerçek rengini görebilirsin.
Biz gittiğimizde öğleden sonrasıydı ve ne yazık ki hava gittikçe karardı, bazı resimler bu yüzden aydınlık çıkmadı.
Videoyu izledim. Fotoğraflarla ton farkı var elbette. Ama yine de muhteşem =)
Yorum Gönder