| Önce Abana nerededir ? Nereye bağlıdır ? Kısaca bahsedelim. Daha sonra Abana'yı ayrı bir yazı olarak geniş bir şekilde tanıtacağım. Abana Kastamonu'nun şirin bir sahil kasabasıdır. 10-11 yıldır her yaz tatilimizi bu şirin ilçede geçiriyoruz. Her sahil kasabasında olduğu gibi,Abana'da kışın nüfus 2000-2500 iken, yazın bu sayı 15.000 'e çıkıyormuş. Evlerin çoğu yazlık.Bazı apartmanlarda kışın kimse oturmuyor. Yukarıda ki ilk resmi kivi bahçesine giderken çektim. Tepenin ismi Irıva diye biliyorum ama hastane tepesi dersem Abana'yı bilenler, nereden bahsettiğimi hemen anlar . Hep söylenir ya "güneş en güzel bizim orada batar" diye, bende " Abana'da da güneşin batışı çok güzeldir" diyorum. Güneşin muhteşem bir kızıl renkle yavaş yavaş denize batmasını seyretmek gerçekten çok güzeldir. Yazı gittikçe Abana yazısına dönmeye başladı,biz kivi bahçesine geri dönelim.
Siz hiç dalında kivi gördünüz mü? Ya da kivi bahçesi ? Bu kiviler eşimin abisinin oğulları Yalçın ve Altan Erdoğan tarafından yetiştirildi. Bu bahçelerin neredeyse 5 yıllık bir geçmişi var. Kivi yetiştiriciliği biraz sabır gerektiriyor. Mahsule ulaşmanız için en az 3 yıl geçmesi gerekiyor. O, 3 yılda büyük emeklerle ve masrafla geçiyor. İlk yıllarda malzeme temini ve kivi yetişriciliğiyle ilgili olarak, Yalova'yı sık sık ziyaret ettiklerini biliyorum. Bıkıp usanmadan sık sık sulama yaptıklarını, bahçeyi kivilerin asma gibi sarılabilmesi için metrelerce kablo ip ve beton direklerle donattıklarını biliyorum. Yalçın ve Altan artık mahsul almaya başladılar. Sağolsunlar bizi de unutmuyorlar. Geçen yıl gönderdikleri kiviler daha ufaktı, maşaallah gittikçe daha bir gürbüzleşiyorlar. Kivilerin toplandıkları zaman hemen yenmediğini, bir poşetin içinde ki 9-10 kiviye,1 elma ekleyip,1 hafta bekleyince olgunlaştığını biliyor musunuz ? Kiviniz çok olursa yiyeceğiniz kadarını olgunlaştırıyorsunuz.
Ben bu resimleri bu yaz 1 Ağustos tarihinde çektim, bahçeye çıktığımızda akşam olmak üzereydi. Bahçenin büyük olanı tepede,küçük olanı da aşağıda. İkisinin arasında verim farkı var mı bilmiyorum ama kiviler daha olmamışken aynı görünüyorlardı. Tepedeki bahçenin çok güzel kurt cinsi birde köpeği var, sahipleri dışında kimseyi yaklaştırmıyor.
Birazda kivi hakkında bilgiler verelim; Bilgiler bu adresten alınmıştır. Kivi adlı, ülkemizde yeni yeni tanınan ve C vitamini yönünden çok zengin olan, meyvesini ekim-kasım aylarında bol bol veren Kivi asması, Aktinidyagiller'dendir. Anayurdu Çin olmasına karşın bu bitkiyi ve meyvesini, ülkesinin haberci kuşu Kiwi adıyla dünyaya tanıtan Yeni Zelanda'dır. üzüm asmasına benzeyen, güçlü bir bitkidir. Ağaçlara ve insan eliyle yapılmış desteklere tırmanarak 5-7 m. kadar boylanabilir. Ekonomik ömrü 20-30 yıldır. Ana gövdesi 20 cm'ye kadar kalınlaşabilir. Genç sürgünleri (dalları), parlak kırmızı renkte tüylerle kaplıdır. Asma gibi sülük çıkarmayıp yatay uzayan bu sürgünlerin, desteklere dayandırılması gerekir. 20-30 cm. çaplı, kalp biçiminde, üst yüzü parlak ve canlı yeşil renkli, kenarları dişli yaprakları vardır. Yaz başında sarımsı beyaz ya da pembemsi renklerde açan ve ayrı ayrı biçimlerdeki dişi ve erkek çiçekleri, ayrı ayrı asmaların üzerinde yer alır. Sonbaharda olgunlaşan kivi meyveleri 40-100 gr. ağırlıkta, oval biçimli, 4-7,5 cm. uzunlukta ve 3-4,5 cm. kalınlıkta, yeşilimsi kahverengi, üzeri kolayca silinip çıkabilen kahverengi tüylerle kaplıdır. Meyvenin eti zümrüt yeşili ya da kahverengi, sulu, yumuşak dokulu, hoş kokulu ve tatlıdır.
66 kalori; 17.5 gr. karbonhidrat; 0,79 gr. protein; 0,07 gr. yağ; 0 kolesterol; 0,45 gr. lif; 64 mgr. fosfor; 0,51 mgr. demir; 16 mgr. kalsiyum; 226 mgr. potasyum: 30 mgr. magnezyum: 175 IU A vitamini: 100-400 mgr. C vitamini: 0,02 mgr. B1 vitamini; 0,05 mgr. B2 vitamini; 0,50 mgr. B3 vitamini. çeşitli maddeler yönünden zengin bir besindir. Üstelik; bedenin günlük C vitamini gereksinimini karşılar. insan bedenini gençleştirdiği bilim adamlarınca ileri sürülmektedir..
Bu bilgilerde http://www.caykur.gov.tr adresinden alınmıştır.
Bunlarda kivi bahçesinin bir kenarında yer alan sebzeler. Şehirde doğup-büyüdüyseniz,sebzeyi ve meyvayı sadece tezgahlarda gördüyseniz,bu görüntüler insana mucize gibi geliyor. Bir iki yıl önce görümcemin tarlasında dolaşıyorduk, görümcem maydonoza benzeyen bitkilerin yanına gitti. Ben salata için maydanoz toplayacağız zannettim, ablam bitkinin toprağa yakın kısmından bir tutam tutup, bir çekti " Aaaa havuç çıktı"diye bağırmışım. Hiç havucu dikili olarak görmemiştim. Arada anlatıp,gülüyoruz.
Bu karpuz sanırım Abana'da bir ilk, iklim şartları yüzünden hiç Abana'da karpuz yetiştiren duymadım. Karpuzların tarlada ki halide çok güzeldi, sanki birisi bahçeye gelişi güzel karpuzları bırakmış gibiydiler.
Son söz; Bu sayfaya Muhterem'le Geziye olarak girdiyseniz, Muhterem'le Afiyetle'de bu kivilerden yapılan pastayı görebilirsiniz. Yada kivi ile hazırlanmış tarifleri görebilirsiniz. Blogcu'da ki yorumlar; | |
| • 7 Yorum |
30 Ocak 2007
ABANA'DA KİVİ BAHÇESİ
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)







0 yorum:
Yorum Gönder