10 Nisan 2007 Salı

KASTAMONU 2.BÖLÜM

YARALIGÖZ DAĞI;
Kastamonu yazımızın 2. bölümünde Kastamonu'ya ait yemeklerden ve Kastamonu denince akla gelen değerlerinden bahsedeceğim.
Önce 1. bölümde başladığımız yarım kalan Yaralıgöz yazısı ile devam ediyoruz.
Çocukluğumdan beri sürekli adını duyduğum,
özellikle büyüklerimin kış aylarında otobüs Yaralıgöz'ün altından
(genellikle kayanın altı denirdi) geçerken nasıl korktuklarını anlatan
hikayeleriyle büyüdüm.
Yaralıgöz'ü hep yaz aylarında gördüm, o zaman bile çok haşmetli duruyor.


Aşağıda ki bilgi wikipedia.org adresinden alınmıştır.
Yaralıgöz ismi:
Her yerin bir efsanesi olduğu gibi Yaralıgöz' ün de ismi hakkında çeşitli rivayetler vardır.
Bunlardan birine göre bu kayanın üzerinde bulunan yerleşim yerinde
gözleri yaralı veya ama birinin yaşadığı ve isminin oradan geldiği,
başka bir söylentiye göre ise kayanın çok yüksek olması ve
sürekli kaya üzerinde şiddetli rüzgarın esmesi şeklinden esinlenerek yel,
çok yüksek oluşu sebebiyle etrafı gözlemek veya
gözetmekten ise göz kelimeleri bir araya getirilerek halk arasında söylenen “yelligöz” sözcüğü zamanla Yaralıgöz olduğu tahmin edilmektedir.

Yaralıgöz dağının eteklerinde, yol üzerinde kuyu kebabı-büryan kebabı
yapılan Mesire yeri var.
Muhteşem dağ manzarasının eşliğinde kuyu kebabınızı yiyebilirsiniz.
Yaralıgöz Mesire yeri hakkında hazırladığım bol resimli yazı için, tıklayın.

img516/5940/yaraligoz1qj0.jpg
İstanbul'dan Kastamonu'ya gelmek hiç zor değil.
Asıl zor olan Kastamonu'dan köyümüze kadar olan dağları tırmanarak
geçtiğimiz 100 km.lik zikzaklı yollar.
Yorgun değilseniz muhteşem doğa manzarası eşliğinde gitmek zevkli oluyor.
Altta ki resimde gördüğünüz trafik işaretleri şoförlere onları zikzaklı ve rampa
bir yolun beklediğini haber veriyor.

img19/2904/yaraligoz3wh1.jpg

KASTAMONU DENİLİNCE AKLA GELENLER;
ILGAZ DAĞI;
Ilgaz Anadolu’nun
Sen yüce bir dağısın.
Baharda yeryüzünde
O cennetin bağısın.
Yalçın kayalıkların
Göklere yükseliyor.
Senin dumanlı başın
Bulutları deliyor.
Yükseklerden akıyor
Ne güzel berrak sular.
Eteklerinde otlar
Sürülerle kuzular.
img236/9794/kastamonu6wincebr3.jpg
DÜĞÜM İŞİ;
Kastamonu'yu anlatıp, düğüm işini anlatmadan olmaz.
Tamamen el işçiliği olan düğüm işi bence günümüz makrome işinin anasıdır.
Dantel ipliklerine düğüm atarak örüp, şekil vererek ortaya harika el sanatları çıkıyor.
Genellikle nevresim-pike-yatak çarşafı olarak yapılsa da,
havlu kenarı gibi daha ufak boyutlarda da satın almak mümkün.

KÖÇEK;
Kimilerine göre düğünlerin vazgeçilmez eğlencesi, alışık olmayanlara ise oldukça ilginç gelen halk oyunu.
Açık havada iyide, düğün salonlarında oldukça gürültülü olabiliyor.
Köçek grubu oğlan evinin önünde oynamaya başlar, erkek tarafıyla beraber
kız evinin önüne gider, gelin evden çıkarken gösteri yapmaya devam eder,
gelin alındıktan sonra köçek grubu artık düğünde oynamaya devam eder.

img236/9062/muhteremlegeziyekastamovn8.jpg 
SARIMSAK;
Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinin önemli gelir kaynağıdır, sarımsak.
Ünü bütün dünyaya yayılmıştır.
Tatilde Kastamonu'ya gittiğimizi duyan arkadaşlarımız bizden bir tek şey beklerler, o da halis muhlis Taşköprü sarımsağı.
Ben son yıllarda arpacık soğanı şeklinde ki sarımsaklardan alıyorum,
bir tanesi yemek için yeterli oluyor.

KASTAMONU SİMİTİ;
Susamsız olarak hazırlanan ve sade olarak yendiği gibi tiriti de çok meşhur olan simidin diğer adı da, kel simit.

KASTAMONU ÇEKME HELVASI;
Kastamonu'nun çekme helvası çok meşhurdur. Kastamonu'dan getirebileceğiniz en güzel hediyelerin başında çekme helva gelir.

ÜRYANİ ERİĞİ;
Sadece Kastamonu bölgesinde yetişen bir erik türüdür. 
Ağustos ayı başlarında olgunlaşan erikler kabukları soyulduktan sonra güneşte kurutulmaya bırakılır. Kuru Üryani eriği hoşafıyla meşhurdur. 
Erikler pişirilmeden önce yarım saat kadar ılık bir su içerisinde bekletilirler. 
Bu şekilde yumuşadıktan sonra ayrı bir kaptaki suya şeker ile birlikte atılarak yarım saat kadar kaynatılır. Soğuduktan sonra içime hazır olan hoşaf, özellikle mide ve bağırsak sorunlarının giderilmesinde, kabızlık şişkinlik,hazımsızlık gibi şikayetlerde ve ayrıca romatizma mafsal sorunları ile bağırsak solucanlarının tedavisinde hiç bir yan etkisi olmayan doğal bir şifa kaynağı olarak birebir etkilidir.

KASTAMONU PASTIRMASI;
Kastamonu pastırması hakkında ayrıntılı bilgi ve paçanga böreğinin tarifini almak için, tıklayın.

 
SİYEZ BULGURU;
Siyez buğdayı 10 bin yıl önce ilk tarım köylerinde ekilen ilk buğday.
Ve artık bir tek Kastamonu'da yetişiyor.
Ayrıca 2008 yılında İhsangazi'de 1. Sepetçioğlu ve Siyez Bulguru Festivali düzenlendi.
Ayrıntılar için tıklayın.
Bu adreste Sayın Mustafa Afacan Bey'in Siyez bulguru için yazdığı güzel yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum.
Bu yazıda Siyez'in tarihinden, nasıl üretildiğine kadar pek çok ayrıntıyı bulabilirsiniz.


TOSYA PİRİNCİ;
Dünya çapında meşhur olan TOSYA PİRİNCİ Devrez çayının eseridir.
Tosya Pirinci sadece bu yörede yetişmekte olan pirinç türleri
sebebiyle meşhur olmuştur.
Devrez ovasında yer alan toprağın yapısı bu özel pirinç çeşitlerinin
bu yöreye has bir özelliğe sahip olmasına sebep olmuştur.
Tosya da yetişen pirinç türleri dünyanın hiçbir yerinde yetiştirilememektedir.
Tosya ovası boyunca uzanan alüvyal alanlar çeltik için temel ekim alanıdır.


KESTANE;
Kestane denilince çoğu kişinin aklına Bursa kestanesi gelir ama Kastamonu'nun kestanesi de çok iyidir.
Bursa kestanesi gibi iri değildir ama tadı çok lezzetlidir.
İç kısmında ki bölüm sizi hiç zorlamadan soyulur.
Üzerini çizip, fırında yada soba üstünde cibe yapıp, parmaklarınızı yersiniz.


BİRYAN(KUYU) KEBABI;
Kuyu kebabının ağzına ot değmemiş kuzu etinden yapıldığı söylenir.
Kolesterolü yüksek olanların biraz uzak durması gereken bir lezzet.
Biryan;
Halk arasında genellikle " biryan" denir. Kastamonu merkezinde, Taşköprü ilçesinde yaygındır. "Kuyu kebabı", "kazık-kebabı"da dendiği görülmektedir. Yaz mevsiminde Açık Maslak, Kadı dağı mesire yerlerinde kırda kuyu kazılarak yapılır. Şehir ve ilçe merkezinde dükkânlarda ise ateş tuğlasından küçük kuyularda "biryan" pişirilir.
En iyi biryan koyun ve kuzu etinden yapılır. Koyun veya kuzu dikkatle kesilip yüzülür. Karnının içi temizlenir. Kırda pişirileceği zaman 1,5-2 m. derinliğinde kuyu kazılır. İçinde köz bırakacak odunlar yakılır. Odunlar yanıp koz meydana gelince kuyunun üstüne çap olacak şekilde bir demir çubuk konur. Koyun çengelle bu "çap demiri" ne asılır. Kuyunun ağzı kalın, daire veya kare şeklinde bir tahta ile kapatılır. Tahta kapağın üstü ve kenarları çamurla sıvanır. 1.5 saat kadar kuyuda bekletilen koyun pişer. Kapak açılarak koyun çengelinden yukarı çekilir. Tahta üzerinde satırla ve bıçakla doğranır. Tartılarak satılır. Bir kuyuya 3-5 koyun sarkıtılabilir.
Biryan, dükkânda pişirileceği zaman dükkânın bir köşesinde baca altında yapılmış kuyuda ateş yakılarak aynı işlem uygulanır. Dükkândaki fırının ağzında demir bir çember ve çap demirinin konacağı yuvalar bulunur. Bu fırın tuğladan yapılmıştır ve uzun süre kullanılır. Biryan pişirileceği zaman közlerin üzerine etin yağ ve suyunun akacağı bir leğen indirilir. Kastamonu'da bir misafire İkram edilecek en makbul yiyecektir. Biryan, yalnızca elle yenir. Yanında soğan, ayran mutlaka istenir. Pilavla birlikte biryanlı pilav olarak da yenir. Ismarlama yoluyla, kuyuya sarkıtılan koyunun içine pirinç konularak da pilav elde edildiği olur.

KASTAMONU YEMEKLERİ;
Kastamonu'nun lezzetli yemekleri saymakla bitmez,
kaynaklara göre Kastamonu ve çevresinde tam 812 çeşit yemek bulunuyormuş.
Kastamonu mutfağı ile ilgili harika bir yazı okumak ister misiniz?
KASTAMONU'NUN YEMEK KÜLTÜRÜ;
Kastamonu yiyecek-içecek hususunda zengin bir mutfağa sahiptir. Bu zenginliğin başlıca sebebi; bitki örtüsündeki çeşitli ve tabiata dayalı yetiştirilen hayvan varlığıdır.Yiyecek olarak kullanılan yabani otlar, bitkiler, mantarlar, dağ çileği yanında her türlü sebze ve birçok meyve Kastamonu topraklarında yetişmektedir. Türkiye’nin en güzel ve kaliteli sarımsağı Kastamonu’da yetişmekte ve ihraç edilmektedir.
Üryani eriğini sadece Kastamonu’da yemek mümkündür.Kastamonu bölgesine ait 812 çeşit yiyecek derlemesi yapılmıştır. Bunlardan 38 çeşit çorba, ve 51 çeşit ekmek tarifi görülmektedir.
Kastamonu mutfağının ünlü yiyeceği sac üzerinde pişirilen “etli ekmek”tir. Bu etli ekmeği bir bardak yayık ayranı “ekşi” (eğşi) ya da “pelverde ezmesi” eşliğinde yiyen artık Kastamonu’nun adını unutamaz. İl’de hazırlanan kışlık yiyecek tarhananın çorbası en besleyici çorbadır. Hazırlanmasında kullanılan un - yoğurt hamuru içindeki çok çeşitli bitki özleri tadı-lezzetini farklı hale getirmektedir. Ayrıca besin değerini artırmaktadır. Her mevsim yerli halkın ve ziyarete gelenlerin yemekten vazgeçemediği dönerin kömür ateşinde pişeninin tadı doyumsuzdur. Kış mevsiminde yöreye has olarak yapılan “pastırmalı ekmek” bir başka lezzettir. Özel olarak hazırlanan “çemensiz pastırma” ince dilimler halinde doğranıp, soğan piyazı ile karıştırılıp, içine yeteri kadar baharatta katıldıktan sonra fırında açılan hamur içine kapalı olarak konup, pişirildikten sonra üzeri zevke göre az veya çok tereyağı ile yağlandıktan sonra afiyetle yenir.
Baharın gelmesi ile kuzuların büyümesi bir diğer yöre yiyeceği olan “biryan” kuyu ortaya çıkması görülür. Kastamonu merkez ve bilhassa Taşköprü ilçesinde pişirilen biryan meşhur et yemeğidir. Tatlılar içinde asırlardır süregelen “çekme helva” gerek elde özel olarak hazırlanışı, gerek ince ince tat telleri ile bölgeye hastır. İl dışına her gidenin mutlaka dostlarına aldıkları makbul hediyedir. Kış günlerinin bir diğer yöresel yiyeceği Kastamonu simidinden yapılan “simit tiridi”dir. Simit tiridini yiyemeyenler İl dışına giderken dost ve arkadaşlarına mutlaka bir dizin “Kastamonu simidi” alıp getirirler.

*Kastamonu'nun şimdilik burada yer almayan, daha pek çok tarifi var.
Ben elimde ki tariflerin resimlerini yayınlıyorum,
tarifleri için ilgili linklere tıklamanız yeterli.

KASTAMONU'NUN YÖRESEL YEMEKLERİ;
Resimleri daha büyük görmek için üzerine tıklayın.
Tariflere ulaşmak için linklere tıklayın.









Türkiye'de en zengin mantar çeşidinin Kastamonu'da bulunduğunu
biliyor muydunuz?
Kuzu kulağı, kanlıca, ayı mıcığı, tavuk ayağı, saçak, içi kızıl,
cincile, kavak, meşe, kömüş memesi, söbelek, gelincik,
teltelli, kırağı, mıkcık, tavşan böbreği,kök,fındık,kum mantarı...
Daha saymakla bitmeyecek pek çok çeşit Kastamonu'da yetişmektedir.
Kastamonu'da yetişen mantarlarla ilgili hazırladığım resimli yazı için bakınız;

Kastamonu 2 bölümlük bir yazı dizisiyle bitirilecek bir şehir değil.
Kastamonu tarihi-doğası-lezzetleriyle mutlaka gidilip, görülecek ve
keşfedilecek bir şehir.
Kastamonu ile ilgili hazırladığım bütün güncel yazılarımı bu linkten takip edebilirsiniz.

*Kastamonu yazımızın sonuna geldik.
Muhteremle Geziye'de İstanbul gezileri tekrar başlıyor.
Harika yazı dizileri ve resimler için uğramayı unutmayın.

1 yorum:

  1. Çok güzel hazırlamışsınız. Aklımda o kadar çok şey varki . İnşallah bende tariflerimi ekledikçe bu şekilde gezi sayfalarımı yaşar hale getirebilirim.Emeklerinize sağlık.

    YanıtlaSil

Yorum yazmak için;
Google hesabınız yoksa "Anonim" bölümünü işaretleyerek
yorumunuzu yazabilirsiniz.