31 Aralık 2015 Perşembe

SİVAS-2

sivas
Sivas gezi yazılarına Haziran ayında başladım ama vakitsizlikten seriyi tamamlayamadım.
Bugün yayınlayacağım resimlerle Sivas yazılarımı şimdilik bitiriyorum.
Ben Sivas'a ilk olarak Mayıs ayında gittim, o dönemde çektiğim resimlerle yazı dizisine başladım.
Sonra araya kızımın düğününün telaşı, bayramlar ve yaz tatili girdi.
Eylül ayında (4-9 Eylül tarihleri arasında) tekrar Sivas'a gitmek kısmet oldu.
Bu bölümde göreceğiniz resimler 2. gidişimde çektiğim resimlerden oluşuyor.

sivas
1. resimde görmüş olduğunuz bina Sivas Kongresinin yapıldığı 4 Eylül Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi.
Mayıs ayında Sivas'ta olduğumuz günlerde restorasyondaydı, bakınız üstteki resim.
Eylül ayında gittiğim zaman restorasyonu bitmişti.
Benim gittiğim gün 4 Eylül Sivas kongresinin yapıldığı tarihti ve her yer bayraklarla süslenmiş, törenler düzenlenmişti.

selçuklu park
Sivas'ta en sevdiğim yer tarihi medreselerin, Kale Camii'nin, Kongre binasının bir arada olduğu bir ismi de Selçuklu Park olan bu alan.
Eylül ayında yine seve seve medreselere gittim.

Buruciye Medresesi'nin görkemli taç kapısı.

Buruciye Medresesinin avlusu.

Kale Camii 

Önceki gidişimde Kale Camii'nin önemli özelliklerini fark etmemiştim.
2. gidişimde bu özelliklerin hemen resmini çektim.
İnşallah bir daha ki gidişimde de caminin iç mekan resimlerini çekerim.

Sivas Kale Camii sadaka taşı. 

Sivas Kale Camii yitik taşı. 


Kale Camii minaresi. 

Çifte Minareli Medreseyi bu sefer akşam da ziyaret ettik.


Sivas'a gidip de "Sivas Köftesi" yemeden dönülmez :)
Sivas köftesi muhteşem bir tat, o kadar saf ve katıksız üretiliyor ki köfte mi yiyorsunuz et mi bir an anlayamıyorsunuz.

Sivas'ta  bulunan sayısız tarihi camilerden birisi de Meydan Camii.
İnşaallah bir daha ki gidişimde iç mekan resimlerini de çekebilirim.

sivas
Şimdi size bir mekandan bahsedeceğim.
Meydan camiinin karşısında "Şems Kahve" adında bir mekan var.
Otantik dekorasyonu, güler yüzlü elemanları ile çok takdir ettiğim, Sivas'a her gittiğimde gitmeyi planladığım bir yer.

Şems Kahve'yi benim için özel yapan en önemli özelliği muhteşem tadı ve sunumu olan "Saray Kahvesi"
Saray kahvesini içtikten sonra "ben bugüne kadar kahve içmemişim" dedim.
Tadı o kadar güzel, yoğun ve lezzetli ki artık üstüne kahve tanımam.

2. gidişimde gittiğim tarihi yerler arasında Taşhan da var.

Sivas Taşhan hakkında hazırladığım yazıya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Taşhan'ın karşısında Paşa Camii yer alıyor.

Paşa Camii civarında kaliteli ürünleri, sebzeleri olan hal var.
Hal de mevsim sebze ve meyveleri dışında, bakliyat, kahvaltılık ve baharat satan pek çok yer var.


Sivas ile ilgili yazacaklarım şimdilik bu kadar.
Yeni bölümde görüşmek üzere...

3 Kasım 2015 Salı

SİVAS TAŞHAN

Sivas gezimize kent merkezinde yer alan tarihi Taşhan ile devam ediyorum.
Taşhan yapımı 19. yüzyıla dayanan tarihi bir yapı, 2010-2012 yılları arasında ciddi bir restorasyon geçiren hanın içinde çok sayıda çanta ve bavul satan dükkanlar var.
Biri bana "Sivas'ta nereden çanta ve bavul alabilirim?" diye sorsa sanırım vereceğim tek adres "Taşhan" olacaktır :)
Taşhan'ın giriş katında çanta ve bavulcuların dışında ayakkabı, spor giyim, giyim eşyası satan dükkanlar, cafe, çiğ köfteci ve berber dükkanı da var.
Taşhan'ın 2. katı ise daha çok cafelere ayrılmış.

Taşhan'ın resimlerini Sivas'a 2. gidişimde 5 Eylül 2015 tarihinde çektim.

SİVAS TAŞHAN
Sivas Merkez 4 yol mevkiinde, avlulu iki katlı kesme taştan yapılmış olan Taşhan’ın dış cephesinde değişmeler olmuştur.
Üç girişlidir, Avlu ortasında şadırvan bulunmaktadır.
Sivas'ın en önemli bulvarlarından biri olan Atatürk Bulvarı ile Dörtyol mevkiinin kesiştiği noktada yer alan Han, konaklama yeri olmasa da yaşayan bir han görünümündedir.
Kaynaklarda yapım tarihinin 19. yy'ın ikinci yarısına denk geldiği belirlenmektedir.
Azınlık tüccarları tarafından yaptırılmıştır.
Kitabesi bulunmayan Taşhan'ın mimari üslubu bakımından 19. yy da yapıldığı sanılmaktadır. 
Taşhan'ın içerisinde yer alan Aslanlı Çeşmeden soğuk bir su içebilir ya da Han'ın içinde ki cafelerde vakit geçirebilirsiniz.
Taşhan 2010-1012 yılları arasında ciddi bir restorasyon geçirmiş, bugünkü halini almıştır.



TAŞHAN AYRINTILI MİMARİ TANIM:
İki katlı, tamamen kesme taştan inşa edilmiş, ortası açık avlulu, dikdörtgen planlı, üç girişi bulunan bir handır. 
Doğu, güney ve kuzey yanlarındaki girişler yuvarlak kemerli ve demir kanatlıdır. 
Tabanı blok taş döşemeli orta avluda, elips şeklinde taş bir havuz, ortada zıt yönde çift başlı aslanların ağzından su akmaktadır. 
Orta avlunun güney ve kuzey yönünde, tek parça silindirik gövdeli altı büyük sütunların oluşturduğu revak bölümünün gerisinde dükkânlar sıralanmıştır. 
Sütunlar birbirlerine düz olarak bağlanmıştır.

Üst kata güney ve doğu yönündeki girişlerin hemen yanındaki taş basamaklı merdivenler yardımı ile çıkılmaktadır.
Üst kat da alt kat gibi altı sütunlu ve revaklı olup sütunlar birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmıştır.
Revak gerisindeki odalar ve revak üzeri beşik tonoz örtülüdür.
Dıştan ise her mekânın üzeri kırma çatılı ve oluklu kiremit kaplıdır.

Alt kat dükkânlar boydan boya camekânlı, kuzeydekiler hem içe hem de dışa dönüktür. Üst kat odaları ise dikdörtgen pencereli demir şebekelidir. 
Kırma çatıların dış üçgen alınlıklarına elips şeklinde birer pencere yerleştirilmiştir. 

(Denizli, Hikmet, Sivas Tarihi ve Anıtları, Sivas 1998, s. 141.)







sivasın tarihi yerleri

Üzeri açık olan iç avlu ortasında çift başlı, aslan başlarının ağzından su akan bir taş havuzu bulunmaktadır.




Taşhan'ın karşısında Paşa Camii yer alıyor.

Yeni bölümde görüşmek üzere...

13 Eylül 2015 Pazar

SİVAS GÖKMEDRESE

gökmedrese
Sivas gezimize Gök Medrese ile devam ediyoruz.
Sivas'ta bulunan diğer medreseler (Buruciye-Çifte Minareli-Şifaiye) Selçuklu Park olarak bilinen şehrin merkezinde bir arada bulunuyor.
Gök Medrese ise Şehir merkezinde ki medreselerden farklı bir yerde ama çok uzakta değil, yürüme mesafesinde.
Kent merkezinden itibaren yön gösteren tabelaları takip ederek kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Ne yazık ki Gök Medrese 20 yıla yakındır orjinaline uygun bir şekilde restore edilmeyi bekliyor.
20 yıl içinde bir kaç kez restorasyon çalışması başlamış ama ne yazık ki ya aslına uygun olmayan çalışmalar yüzünden ya da yüklenici firmanın iflası gibi sebeplerle restorasyon hep yarım kalmış.
Bugünlerde yine restorasyona alınmış önünde ki bilgi tabelasında Şubat 2016 tarihinde bitirileceği yazıyor.
Ben bu yıl hem Mayıs ayında, hemde geçen hafta Sivas'a gittim, bir ilerleme varmış gibi görünmüyordu :(
İnşallah bir an önce restorasyonu biter, Gök medresenin içini, firuze renkli çinilerini görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

tarihi medreseler
GÖK MEDRESE;
Gök Medrese 4. Kılıçarslan'ın oğlu 3. Gıyasettin Keyhüsrev döneminde Vezir Sahip Ata Faahreddin Ali tarafından 1271 yılında yaptırılmıştır.
Türk mimarisinin ve süslemesinin bir arada olduğu önemli yapılardandır.
Kapının iki yanında bulunan köşe sütuncuklarının üstünde solda "Amel-i Üstad", sağda "Kaluyanü'l Konevi" yazıları mimarının Konya'lı Kaluyan olduğu göstermektedir.

Giriş kapısının kemerinin iki yanında çeşitli hayvan figürleri vardır. Giriş kapısının sağ üst köşesindeki yaprak kabartma üzerinde ise Orta Asya burç figürleri, on iki hayvanlı Türk Takvimi sembolleri mevcuttur.

Gök Medrese'nin mermer taç kapısı oldukça zengin bir görünüme sahiptir. 
Kapının iki yanında simetrik olarak işlenmiş motifler şunlardır:
En altta sekizgen yıldızın içine yerleştirilmiş yazının üstündeki vazoda yapraklar, çiçekler ve narlardan oluşmuş bitkisel bir tablo vardır.
Bunun üstünde kabartmalı sekizgen bir yıldız, biraz yukarıda dörtgen çerçeveli yazı şeridi bulunmaktadır.
Bu şerit aradaki geometrik bezemeyle minare kaidesine ulaşmaktadır.

Dış şeritlerden sonra taç kapının üç yanından devam eden geometrik ve bitkisel kenar süsleri başlamaktadır. 

gökmedresenin minareleri
Taç kapının iki köşesinde çini ve sırlı tuğlalarla süslü, tek şerefeli üstü külahlı iki minare bulunmaktadır.
Bu yapıda minarelerin kaideleri taç kapının yan kanatlarının içine gömülmüştür.
Bu özelliğiyle Gök Medrese Erzurum Hatuniye Medresesi'yle benzeşir.

gökmedresenin çeşmesi
Sahip Ata'nın yaptırdığı hemen tüm yapılarda görülen çeşme, Gök Medresede cephenin sol kanadına yerleştirilmiştir. 
*Üst resimde ortada bulunan bölüm çeşmeye ait, ne yazık ki bugünlerde çeşme bölümü tahrip olmuş durumda.
Taç kapının solunda üç lüleli çeşmesi, üç dilimli kemeri, iki satırlık kitabesi ve üç yönü dolanan geometrik bordürüyle bir bakıma cephedeki simetriği bozmakta; ancak, cepheye zenginlik vermektedir.
Çeşmenin yazıtında tarih bulunmayışı medreseyle aynı zaman dilimin de yapıldığını düşündürmektedir.

Dış cephenin sol duvarının ortasında iki, sağ duvarda üç kule daha bulunmaktadır. Açık medrese sınıfına giren yapı, açık avlulu, dört eyvanlı, iki katlı plan şemasına sahiptir. Mermer ve kesme taş malzemeden yapılmıştır. 
Kalıntıları günümüze ulaşmamış olsa da medresenin çevresinde başka yapıların olduğu bilinmektedir.

sivas
Taç kapıyı dış şeritlerden sonra üç yönden dönen bitkisel ve geometrik dekorlu bordürler çevrelenmekte; portal üzeri mermer malzemeli dendanlarla son bulunmaktadır. Bugün bu dendan motifli mermer taşlardan sadece iki tanesi minare diplerinde birer örnek olarak kalmıştır.

 sky madrasa
Minarelerin yücelttiği taç kapının iki yanında, içe açıklık ve aydınlık sağlayan mermer ve mukarnas kavsaralı iki pencere bulunmaktadır. 

Bunun altında kompozit bitki demeti kabartması mealinde simetrik olarak yanlardan çıkan yaprak motifleri, nar meyvesi, kuş ve en tepede cepheden görünüşü yapılmış kartal motifi oturtulmuştur. 
Bu motif, “Hayat Ağacı” motifi olarak adlandırılmaktadır.
Hayat ağacı motifinin altında ise kesişen iki karenin meydana getirdiği sekiz köşeli yıldızı bir oktogon doldurur. 
İçinde yazı olup boşlukları kıvrık dallar ile doludur. 
Yukarıda anlatılan motifler diğer minarenin altında da simetrik olarak işlenmiştir. 
Bu işleyiş detaylı ve itinalı olduğundan ve malzemenin mermer olması nedeni ile daha gösterişli dururlar.

Minare gövdelerinde iri eşkenar dörtgenler ile eski gelenek devam ederken, cephe yan kanatlarındaki iri sekiz köşeli yıldız dikkati çeker.
Plastik sanatın şaheserlerinden olan taç kapıda mermer malzeme nedeniyle ışık-gölge değerleri genel görünüme katkıda bulunmaktadır.
Plastik dekorlu yan kulelerin taç kapı bezemesiyle denge sağlamak amacıyla dekore edildiği düşünülebilir.
Sırlı tuğla ve çini işçilikli minarelerle de berkitme kuleleri arasında bir denge aramasına gidilmiştir.

Minarelerin altında iki kare alan görülmektedir. Bu alanın altında geniş ve dışa taşıntılı kaval silmelerin çizdiği büyük şekiller bulunur.
Yine kaval silmelerin meydana getirdiği sekiz köşeli motifi dikkati çeker. 


Evliya Çelebi medreseden "Kızıl Medrese" adıyla bahsetmektedir. 
Evliya Çelebi'ye göre yapı iki katlıdır ve imareti bulunmaktadır, İslam diyarında eşine rastlanmayan medresenin kale kapısı gibi büyük bir kapısı olduğunu, dershaneleri ve öğrencilere ait olan odaların seksen kadar yekün tuttuğunu, iki kat olan medresenin yazın üst, kışın alt katında oturulduğunu yazar. 
Onun bu bilgileri kaydettiği yıllarda harap olmaya başlayan medrese, 1823'te müftü ve müderris Seyit Abdullah Efendi tarafından onartılmış, 1904 yılında ise Vali Reşit Akif Paşa zamanında tekrar onarılıp İmam Hatip Okulu olarak kullanıma açılmıştır.
(Hikmet Denizli, Sivas Tarihi ve Anıtları, Sivas 1998, s. 91–103.) 


restore edilen gökmedrese
1926'da müze haline getirilen Gök Medrese, Selçuklu Eserleri Müzesi yapılmak üzere restore edilmektedir.
Bu yazı da kullanılan bilgiler bu Kaynak'tan alınmıştır.

Bir sonra ki yazı konumuz Sivas'ın tarihi yapılarından olan Taşhan üzerine olacak.
Görüşmek üzere....